Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1832 E. 2026/2219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1832
- Karar No
- 2026/2219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1758 E., 2026/216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/724 E., 2025/397 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin alacaklı olduğu kambiyo senedine dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibin İİK'nın 43. maddesine göre iflas yolu ile takibe dönüştürüldüğünü, ödeme emrinin tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ve itirazda da bulunulmadığını ileri sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; icra takip dosyasından çıkarılan tebligatların usule aykırı olduğunu, vekil ile takip edilen dosyalarda tüm tebligatların vekile çıkarılması gerektiğini, icra takip dosyasının dayanağını oluşturan kambiyo senedinin, gerçek bir borç için düzenlenen kambiyo senedi olmayıp, grup şirketleri arasında yaygın olarak kullanılan finansman bonosu olarak düzenlendiğini, müvekkilinin hesaplarına böyle bir tutarın girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan menfi tespit davası sonucunda, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 26.02.2025 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle davalının senetten kaynaklanan borcu bulunmadığı, bu durumda iflasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iflas davasına bakan mahkemenin borçlunun borçlu olmadığına ilişkin defi ve itirazları inceleyemeyeceğini, davalı şirketin İİK’nın 158. maddesi uyarınca depo emri tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapmaması nedeniyle mahkemece ilk duruşmada iflasa karar vermek zorunlu olduğunu, mahkemenin menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasına dair ara kararının usul ve yasaya ve emsal Yargıtay kararlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.