Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/986 E. 2026/713 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/986
Karar No
2026/713
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/101 E., 2024/724 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davalının davacıya estetik amaçlı burun ameliyatı yaptığını, ameliyat sonrasında şişliklerin inmesi neticesinde burnunda eğirilik olduğunun fark edildiği, 2. kez davalı tarafından düzeltme ameliyatı yapıldığını ancak buna rağmen nefes alma problemi yaşadığını ve burun şeklinin kendisine taahhüt edildiği gibi olmadığını, başka bir doktorda yapılan muayenesinde septumda yırtık olduğunun öğrenildiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortaya çıkan sonuçta kusurunun bulunmadığını ve olası komplikasyon olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarihli kararı ile 21.12.2021 tarihli kararı ile davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve sonuç taahhüdü içerdiği, davalıya kusur atfedilip atfedilmemesinin bir önemi olmadığı, ortaya çıkan eserin ve ayıbın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan ameliyatın eser sözleşmesi kapsamında ayıplı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Raporlardaki belirlemenin doğru olmadığını, b.Taahhüt edilen sonuç gerçekleştirilmediği gibi burun septumunda da delik oluştuğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamındaki estetik ameliyattan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilaf konusu değildir. Sözleşme ile davacıya estetik müdahalelerde bulunulması kararlaştırılmıştır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tedaviye ilişkin sözleşmeden farklı olduğu ve eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir.

Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, TBK'nın 471/1. maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi özenle yerine getirmek zorundadır. ...borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır.

Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de ...borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve ...borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Davacı estetik amaçlı olarak davalıya başvurmuş olduğuna göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması ve sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi hususlarının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada yüklenici, eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar bozmaya uyularak yapılan yargılamada dosyada alınan kök ve ek raporda davacının ameliyat sonrası burnunda kabul edilebilir sınırda asimetrinin bulunduğu, burun septumunda 1.5 cm'lik delik bulunduğu, bu deliğin kapatılması için yeni bir ameliyat gerektiği belirtilmiş olup, sonuç olarak estetik anlamda ayıp bulunmadığı belirlenmiş ise de; yukarıda açıklanan eser sözleşmesinin niteliği gereği sonuç taahhüdünün bulunduğu, davalının ameliyatı yapmadan önce hastayı muayene ederek buna göre işlemi yaptığı ve edimini de taahhüt ettiği görüntü üzerinden ifa etmesi gerektiği, ayrıca davalının davacının burnunda oluşan delik ile ilgili ihbar yükümlülüğünü de yerine getirdiğini ispatlayamadığından sonuç olarak davalı tarafından davacıya yapılan ameliyat neticesinin ayıplı olduğu anlaşıldığından mahkemece davacının dava dilekçesindeki talebi kapsamında bilirkişi raporu aldırarak maddi tazminatın belirlenmesi ve uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/986, K. 2026/713, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-986-e-2026-713-k-075585484e3f