İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/473 E. 2026/344 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/473
- Karar No
- 2026/344
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/473 Esas - 2026/344 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/473 Esas KARAR NO : 2026/344
...
DAVA : İtirazın iptali DAVA TARİHİ : 27/06/2025 KARAR TARİHİ : 04/05/2026 KARAR Y.TARİHİ : 08/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2024 tarihinde .... adına sigortalı konutta, bahçe sulama sistemine ait vanadan sızan su nedeniyle bodrum kattaki kazan dairesi, sinema odası, çalışma odası, depo/iç depo, misafir odası ve misafir banyosu ile bu alanların duvar, süpürgelik, ahşap parkeleri, kapı- pervazları ve çeşitli emtialarında hasar meydana geldiği; yapılan ekspertiz incelemesinde sızıntının davalı .... kaynaklı montaj/ürün kusuruyla oluştuğunun değerlendirildiği, bu nedenle müteahhit firma ile vana kutusu üreticisinin zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davalıların; TBK m.69 (yapı malikinin/yapı eserindeki bozukluk ve bakım eksikliğinden doğan sorumluluk), TBK m.49 vd. (haksız fiil) ve TBK m.471 (yüklenicinin özen borcu) uyarınca sorumluluğu bulunduğu, kusur aranmasa dahi TBK m.69 kapsamında ağırlaştırılmış kusursuz sorumluluk şartlarının oluştuğu ileri sürülmüştür. davacı sigorta şirketinin, hasar nedeniyle bağımsız ekspertiz yaptırdığı ve 01/07/2024 tarihinde 572.675,00 TL tazminat ödediği; TTK m.1472 uyarınca sigortalıya halef olarak sorumlulara rücu hakkı bulunduğu, bu alacağın tahsili için .... sayılı dosyada icra takibi başlatıldığı, davalının takibe haksız sonucu takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR Davalı .... firması cevap dilekçesinde özetle; hasara neden olduğu ileri sürülen ürünün müvekkili şirketin üretimi olan vana kutusu olduğu iddia edilse de, zarar ile ürün arasında illiyet bağı bulunmadığını, ürünün yalnızca bahçe sulama sistemlerinde toprak altında kullanılan bir parça olduğu, bina içindeki yaygın su hasarının ancak hatalı montaj ve bağlantı işlemlerinden kaynaklanabileceğini, Müteahhit firmanın ürünü bayiden satın aldığını, montaj hizmetinin davalı şirketten alınmadığı ve montaj sorumluluğunun diğer davalıya ait olduğu dosyadaki ekspertiz raporunda da vana ve kutuda üretim hatası/kırık/çatlak bulunmadığının, sızıntının montaj kusurundan kaynaklandığının açıkça tespit edildiğini, hatta hasara konu vana kutusunun olay sonrası yerinden kaldırılarak teknik incelemeyi zorlaştırdığının ifade edildiğini, müteahhit firmanın sorumluluğunu gizlemek amacıyla müvekkil şirkete ihtarname gönderdiği, buna süresinde cevap verildiği, ayrıca zarar bedelinin sigorta şirketince zaten karşılandığının anlaşıldığı belirtilerek; müvekkil şirketin üretici sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığından davanın müvekkil yönünden reddi gerektiği savunulmuş, davanın reddini istemiştir.
Davalı .... Cevap dilekçesinde özetle; davacı iddiaların somut delillerle desteklenmediğini, davalı şirketin müteahhit sıfatıyla montaj yapmadığı, yalnızca villada mimari dekorasyon işleri yürüttüğü ve işlerin tamamlanmasından sonra ev sahibinin talebi üzerine vana kutusunun sadece tedarikine aracılık ettiği, montaj faaliyetinin müvekkil tarafından gerçekleştirilmediğini, Vana kutusunun, davalı üstlendiği işlerin bitiminden sonra satın alındığı ve buna ilişkin faturaların dosyada bulunduğu, bu durumun montajla illiyet bağını ortadan kaldırdığını, davacının, montajın müvekkil tarafından yapıldığını gösteren herhangi bir montaj tutanağı, işçilik faturası veya teknik teslim belgesi sunmadığı; ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı zarar ile müvekkili şirket arasında uygun illiyet bağı kurulamadığını, bu nedenle davalı yöneltilen kusur isnadının ve icra inkâr tazminatı talebinin haksız olduğu savunmuş davanın reddini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.....aleyhine 572.675,00 TL asıl alacak, 60.083,81 TL faiz olmak üzere toplam 632.758,81 TL 'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresinde açılmış olduğu anlaşıldı. 3. Hasar dosyası. 4. Bilirkişi raporu. Bilirkişi heyeti 10.02.2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Dava konusu bahçe sulama sistemine ait vana kutusunda, üretim hatasına işaret eden kırık, çatlak, patlak veya malzeme kusuru niteliğinde somut ve teknik bir bulguya rastlanmadığı, vana ve plastik muhafaza üzerinde imalat kaynaklı bir ayıp tespit edilemediğini, Vananın dişli bölümünde gözlemlenen deformasyonun, imalat hatası mı yoksa montaj veya söküm/demontaj işlemleri sırasında mı oluştuğunun teknik olarak kesin biçimde tespitinin mümkün olmadığı, ayrıca dişli bağlantılarda sızdırmazlığın esas olarak conta marifetiyle sağlandığı dikkate alındığında, söz konusu deformasyonun tek başına üretim kusuru olarak kabul edilmesini gerektirecek nitelikte olmadığı değerlendirildiğini, teknik uygulama esasları çerçevesinde; bahçe sulama sistemi vana montajında uygun conta kullanılması, eksen kaçıklığına yol açılmaması, aşırı sıkma ve uygunsuz montaj ekipmanı kullanımından kaçınılması gerektiği, aksi uygulamaların zamanla tesisat sızıntılarına ve buna bağlı hasarlara yol açabileceği hususu göz önüne alındığında, meydana gelen hasarın montaj ve uygulama aşamasına ilişkin kusurlardan kaynaklanmış olabileceği, davalı ... tarafından sunulan belge ve faturalara göre; mimari/dekorasyon/inşaat işlerine ilişkin işin 12.12.2023 tarihinde tamamlandığı, dava konusu vana kutusunun ise 27.04.2024 tarihinde, iş bitiminden yaklaşık 4,5 ay sonra temin edildiği anlaşılmakta olup, bu husus vana kutusunun ana iş kapsamında ve işin devamı sırasında değil, iş tamamlandıktan sonra temin edildiğini göstermektedir. İş bu nedenle; vana montajının hangi kişi veya firma tarafından, hangi tarihte ve hangi teknik şartlar altında gerçekleştirildiğini ortaya koyan somut, teknik ve belge nitelikte bir delile rastlanmamış, montaj sorumluluğunun açık ve kesin biçimde belirlenmesi mümkün olmadığını, dosyaya sunulan bilgi, belge ve fotoğrafların incelenmesi neticesinde; Sigorta eksperi tarafından belirlenen hasarlar ve hasarların giderilmesi için gerekli tutarın dosyaya içeriği ile uyumlu ve serbest piyasa rayiçlerini yansıttığı değerlendirildiğini, dava konusu konutta meydana gelen 23/04/2024 tarihindeki bahçe sulama sisteminin vanasından sızan sudan dolayı konuta meydana gelen hasarın poliçe vadesi içinde ve dahili su teminatı kapsamında olduğu tespit edilmiş olup davacı sigorta şirketinin sigortalısı için yapmış olduğu tazminat ödemesi için sigortalısı yerine geçerek halefiyet kuralı gereği rücu talebinde bulunduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait konutta 23/04/2024 tarihinde meydana gelen hasar için .... numaralı.... Konut Poliçesi kapsamında eksper raporu ile tespit edilerek poliçe teminat ve kloz/özel şartları ile belirlenmiş 572.675,00TL sigorta tazminat tutarı olarak 01/07/2024 tarihinde yapmış olduğu ödeme için Yangın Sigortası Genel Şartları B.8-Hasar ve Tazminatın Sonuçları 8.2 bendi ile sigortalısı yerine geçerek hasarın meydana gelmesinde kusur/sorumluluğu olduğu deliller ile tespit edilmesi halinde rücu şartlarının gerçekleşmiş olacağının tespit edildiği, şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsiline yönelik girişilen icra itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmünü içermektedir. Sigortacının halefiyet hakkının doğabilmesi için; öncelikle geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması, buna istinaden ödeme yapılmış olması, yapılan ödemenin poliçe kapsamında olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; 23.04.2024 tarihinde .... adresinde bulunan davalı dışı sigortalı adına kayıtlı taşınmazdan bahçe sulama sistemine ait vanadan sızan suyun hasara sebebiyet vermesi nedeniyle maddi hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde;
Bahçe sulama sistemine ait vana montajının, tesisat uygulama esasları ve teknik gereklilikler çerçevesinde yapılan değerlendirme, vana ile boru/ hortum bağlantılarının uygun conta kullanılarak, bağlantı yüzeylerinde eksantriklik, ezilme ve deformasyona sebebiyet verilmeyecek şekilde yapılması gerektiği, yapılan teknik inceleme sonucunda, vananın dişli kısmında deformasyon bulunduğu, deformasyonların imalat kaynaklı olmadığı, montaj veya söküm işlemleri sırasında aşarı sıkma, uygun olmayan anahtar kullanımı, eksen kaçıklığı veya conta kullanılmaksızın yapılan bağlantılar sonucunda meydana gelmesinin mümkün olduğu, dişli bağlantılarda sızdırmazlığın esas olacak conta marifetiyle sağlandığı, dişli kısmında görülen deformasyonun, uygun montaj yapılması halinde tek başına sızıntıya neden olacak nitelikte olmadığı, montaj sırasında yapılan uygulama hatalarının zaman içeresinde tesisat sızıntısına ve buna bağlı hasara yol açabileceği, dava konusu hasarın vana montajına ilişkin uygulama kusurundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı ....tarafından dosyaya sunulan belge ve faturada; mimari/dekorasyon/ inşaat işlerine ilişkin işin 12.12.2023 tarihinde tamamlandığı, dava konusu vana kutusunun ise 27.04.2024 tarihinde, iş bitiminden yaklaşık 4,5 ay sonra temin edildiği, vana kutusunun ana iş kapsamında ve işin devamı sırasında değil, iş tamamlandıktan sonra temin edildiği, vana montajının hangi kişi ve firma tarafından, hangi tarihte ve hangi teknik şartlar altında gerçekleştirildiğini ortaya koyan somut, teknik ve belge nitelikte bir delil sunulmadığı, dava konusu konutta meydana gelen 23.04.2024 tarihindeki bahçe sulama sisteminin vanasından sızan sudan dolayı konuta meydana gelen hasarın poliçe vadesi içeresinde ve dahili su teminatı kapsamında olduğu, davacı yanca dava dışı sigortalısına ait konutta meydana gelen hasar ilişkin olarak, eksper incelemesi neticesinde, bina hasar tutarı olarak 568.125,00 TL ve eşya hasar tutarı 4.550,00 TL olmak üzere toplam 572.675,00 TL hasar hasar tespit edildiği, hasarın teminat kapsamında olduğu, 01.07.2024 tarihinde sigortalının hesabına 572.675,00 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi raporu, dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınmış olup, davalı .....'ye rücu edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. Davalı .... yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu bahçe sulama sistemine ait vana kutusunda, üretim hatasına işaret eden kırık, çatlak, patlak veya malzeme kusuru niteliğinde delil bulunmadığı, vana ve plastik muhafaza üzerinde imalat kaynaklı bir ayıp bulunmadığı, dişli bağlantılarında sızdırmazlığın esas olarak conta marifetiyle sağlandığı, söz konusu deformasyonun tek başına üretim kusuru olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından, davalı yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Davanın kısmen kabulü ile; davalı .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı miktar ve şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı zorunlu kıldığından, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V-HÜKÜM 1.Davanın kısmen kabulü ile; - Davalı .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı miktar ve şartlarla devamına, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.223,75 TL harçtan peşin alınan 10.805,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.417,81-TL harcın davalı .... tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 567,50 TL, bilirkişi ücreti olarak 18.000,00 TL olmak üzere toplam 18.657,50 TL yargılama giderinin davalı ... Anonim Şirketi'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 4. Davacı tarafından davalı .... yönünden yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 11.508,84-TL yargılama harcının davalı .... tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .... alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 100.913,82 TL vekalet ücretinin davalı ... Anonim Şirketi'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100.913,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'ye ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/05/2026
....