Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4301 E. 2026/2145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4301
Karar No
2026/2145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3357 E., 2025/1025 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/902 E., 2021/553 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Avukat ...ile davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.12.2014 tarihinde akdedilen sözleşme çerçevesinde, müvekkili şirketin, sözleşmede teknik özellikleri ayrıntılı olarak açıklanmış olan, davalı şirketin yapımını üstlendiği "...Otel Projesi Asansör İşleri" konulu sözleşmede yer alan asansörlerin temini, montajı ve çalışır halde teslimi işlemini 360.000 USD + KDV bedel karşılığında üstlendiğini, müvekkili şirketin, sözleşme çerçevesinde üstlendiği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirerek söz konusu asansörleri çalışır vaziyette ve taraflarca hazırlanan teslim tutanakları dâhilinde teslim ettiğini, ancak sözleşme bedelinden bakiye 52.453,76 USD'nin ödenmediğini, bunun üzerine, İstanbul 34. İcra Dairesinin 2015/7936 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı neticesinde durduğunu, takipte talep edilen faiz miktarının hataya dayalı olduğunu, asıl alacağa takip tarihi itibariyle, Merkez Bankası tarafından (Kamu Bankalarınca) Yabancı Para Alacağına Uygulanan Tevdiat Azami faizi olması gerekirken, sehven, avans faizi işletildiğini, açılan işbu davada da ödeme emrinde hatalı olarak yer alan faiz bedelinin eklenmemiş durumda olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye göre 7 adet asansör yapmayı üstlendiğini, bu işin bedeline ilişkin olarak 04.06.2015 tarihli 968.436,00 TL'lik fatura bulunduğunu, müvekkilinin ise 970.737,00 TL ödeme yaptığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak, reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında davalı adına düzenlenen faturaların toplam tutarının 363.658,00 USD olduğu, davalı tarafça 311.204,24 USD ödeme yapıldığı, takip tarihindeki davalı şirket borcunun 52.453,76 USD olacağı, takip ve dava konusu alacağa dayanak fatura bedelinin TL olarak ödeneceği hususunda taraf şirketlerce mutabık kalındığı yönünde belge sunulmadığı, taraflar arasında yabancı para (USD) üzerinden temel ilişki kurulduğu, kurulan işbu temel ilişkide de fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmayacağı, sonuç olarak davacının kur farkı talep etmekte haklı olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme ile kararlaştırılan tüm tutarın davalı tarafından ödendiğini, kur farkına ilişkin olarak kesilen fatura bulunmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve istinaf dilekçesinde ileri sürmediği birtakım hususları beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı kur farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4301, K. 2026/2145, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4301-e-2026-2145-k-b982e4458aa9