Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4307 E. 2026/2139 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4307
Karar No
2026/2139
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1180 E., 2025/1131 K. BİRLEŞEN 2020/534 E SAYILI DOSYADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/471 E., 2023/421 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, taraflar arasında düzenlenen Hidromekanik İmalat ve Montaj Sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının bakiye imalat bedelini ödemediğini, söz konusu bedelin ödenmesi için çekilen ihtar üzerine, davalının sözleşme kapsamında verilen 200.000,00 TL tutarlı teminat senedini takibe koyacağını bildirdiğini, geçici kabul yapıldıktan ve SGK borçsuzluk yazısı sunulduktan sonra teminat senedinin iadesi gerektiğini, senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, müvekkillerinin söz konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen dava dilekçesinde ise aynı sözleşmeden kaynaklı 245.161,81 TL tutarındaki bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı davalı iş sahibinin itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçelerinde; davacı yüklenici şirketin edimlerini yerine getirmediğini, henüz kesin kabulün yapılmadığını, sözleşme ayakta olduğundan teminat senedinin bedelsiz kaldığının ileri sürülemeyeceğini, öte yandan bu senede dayalı olarak davacı aleyhine yapılmış bir işlem bulunmadığını, eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, davacının SGK ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada davacı yüklenici şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği, davalı iş sahibi şirketin imalatı ihtirazi kayıtsız olarak teslim aldığı ve davacı tarafından düzenlenen faturaları kabul ettiği, bu durumda, davacının bakiye iş bedeli alacağının 196.483,84 TL olduğu, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, geçici kabul yapıldığından ve yüklenicinin SGK'ya borcu bulunmadığı tespit edildiğinden, davalı iş sahibinin asıl davaya konu teminat senedini de iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davacıların dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 196.483,94 TL üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yüklenici şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, işin henüz kesin kabulünün yapılmadığını, taraflarca düzenlenen iş teslim tutanağının ilgili mevzuat gereği bakanlığa verilmek üzere düzenlendiğini, işin tamamlandığını gösteren bir belge olmadığını,

b. Sözleşme halen ayakta olduğundan, teminat senedinden ötürü borçlu bulunulmadığına dair dava açılamayacağını, yüklenici hakkında bu senede dayalı olarak başlatılmış bir icra takibi de bulunmadığını, dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkilinin bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,

c. Yüklenicinin, SGK nezdinde alt hesap açtırma ile ilgili edimlerini yerine getirmediğini, ilişiksiz belgesinin sunulmadığını, kesin kabulün yapılmamasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını,

d. Davacının gönderdiği faturaların sehven kayıtlara işlendiğini, bu faturalarda gerçekleştirilmeyen imalatların ve montajların yapılmış gibi gösterildiğini, davacının edimini yerine getirdiğini kanıtlaması, bu kapsamda keşif icra edilerek imalatların yerinde incelenmesi gerektiğini, tartım yapılması yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, tartı irsaliyelerinin sunulmadığını, gerçek imalat miktarlarının ancak bu şekilde tespit edilebileceğini, sözleşmede yazılı rakamın tahmini bir bedel olduğunu,

e. Eksik ve ayıplı imalatların üçüncü kişilere yaptırıldığını, buna ilişkin delilerin dosyaya sunulduğunu, delil tespit dosyasında alınan raporun değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında verilen teminat senedinden ötürü borçlu bulunulmadığının tespiti, birleşen davada ise aynı sözleşmeye dayalı bakiye iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacı ... Çelik Yapı İnş...Ltd. Şti. yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl ve birleşen davada davalı şirketten alınarak, davacı şirkete verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının asıl ve birleşen davada davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4307, K. 2026/2139, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4307-e-2026-2139-k-5800be46ce6e