Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3488 E. 2026/975 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3488
Karar No
2026/975
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/525 E., 2025/789 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/847 E., 2024/832 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.01.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların Kooperatifler Kanunu'nun emredici kurallarına aykırı olduğunu, hazirun listesinin ... defterine uygun hazırlanmadığını, genel kurula davetin iadeli taahhütlü davet ile yapılması gerektiğini ancak yapılmadığını, 2017 tarihinde mecburi yapılması gereken olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, genel kurul gündem maddelerinde bilanço, gelir-gider farkı cetvelleri ve faaliyet raporlarının Kooperatifler Kanunu'nun 24. maddesi gereğince toplantıdan en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süresince bunların ... merkezinde ortakların incelemesine sunulması şartına uyulmadığını, bilanço ve mali tablolar hakkında açıklama yapılmadığını, 03.05.2015 tarihinden itibaren genel kurul tarihine kadar toplanmış olan yaklaşık üç milyon tutarındaki paranın nereye harcandığının ortaya konulamadığını, genel kurul toplantı tutanağının 10. maddesinde hile ve aldatmayla yapılan tapu masrafı adı altında borçlandırmalara yasal faiz uygulanması kararının mutlak olarak yokluğunun kabulü gerektiğini ayrıca blokların sosyal donatı alanlarına tecavüzlü olduğunu öğrenene kadar hukuken anlamsız gelen tevhit ve terk işlemlerine yönelik her genel kurulda oluşturulan gündem 17. maddesinin de yok hükmünde olduğunun kabulü gerektiğini genel kurul kararlarının açıklanan sebeplerle kanuna, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırı olması sebebiyle mutlak butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Anasözleşmenin 12. maddesine göre "kooperatifin ortak sayısının en az 7 kişi olduğu ve ortak sayısı arsa ve konut imkanlarına göre genel kurulca belirlenir" hükmünün getirildiğini, davacının yeni üye kaydedildiği yolundaki iddiasının asılsız olduğunu, 184 ortağa ... Postanesi'nden 13.12.2017 tarihinde gönderilen taahhütlü mektuplarla, gündem ve toplantı tarihi tek sayfada yazılarak olağ3an genel kurula çağrı yapıldığını, 21.01.2018 tarihli genel kurula; 50 ortağın asaleten, 34 ortağın vekaleten katıldığını, müvekkili kooperatifin kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile edindiği arsalar üzerine, kooperatife kayıt ettiği üyelerden topladığı aidatlarla; gayrimenkul sahiplerine ve üyelerine daireler yaptığını, davacının delil olarak belirttiği dava dosyaları davaya konu genel kurul kararından önceki işlemlere ait olduğunu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/880 Esas sayılı dosyası ile davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, müvekkilinin bu dava nedeniyle uğrayacağı zararların davacıdan talep etme haklarının saklı tuttuklarını, davacı tarafın talepleri arasında bulunan kooperatifin mali kaynaklarına el konularak muhafaza altına alınması talebinin müvekkili kooperatifi büyük zarara uğratacağını, davacının, müvekkili kooperatife yüklü miktarda borçlu olduğunu, borcunu ödememek için işbu davayı açtığını, açıklanan sebeplerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurul kararının butlanla malul olduğu yönündeki iddiaları hukuken yerinde olmayan, sırf dava açma sebebi oluşturmak için ortaya konulmuş iddialar olduğu, davacının ileri sürdüğü diğer iptal sebepleri ise genel kurul kararının iptal sebebi olarak kabul edildiği, bu sebeplerin 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu, genel kurul kararının iptali davasının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun'un 53. maddesi gereğince 1 aylık dava açma süresinin geçmiş olması sebebiyle hak düşürücü süre yönünden ve mutlak butlan ve yokluk iddiasına yönelik iptali davasının ise esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile tüm kararların toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığı, davacının kararların hiçbirine muhalefet etmediği gibi kararın büyük bir kısmının ise oybirliği ile alındığı, kararların ek ödeme ihdası niteliğinde olmadığı, alınan kararların 17. maddesi hariç butlan ve yokluğa tabi kararlar olmadığı, davacı tarafından 1 aylık hak düşürücü sürede iptal davası açılmadığı için bu kararlar yönünden talebin hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, 17. maddesi yönünden ise kararda "teminat ve ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması" yönünde yönetim kuruluna yetki verildiği, ipoteğin türü, azami kaç Türk Lirası limitle konulacağı, teminatın ne olduğu, ayni mi, nakdi mi teminat verileceği, hangi hususlarda teminat verileceği, süresi belirlenmeden yönetim kuruluna geniş takdir ve tercih yetkisi verilmesinin Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine aykırı olduğu 17. maddenin mutlak butlanla malul olduğunun tespitine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı asil temyiz dilekçesinde; a.Bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, b.Mali kayıtların yeterince incelenmediğini, c.Mülkiyet hakkını ağır şekilde zedeleyici işlemler yapıldığını beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Gündemin 17. maddesinin mutlak butlan olduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, B.... Kanunu'nun 42. maddesinde gayrimenkul alımı ve satımı konusunda yönetim kuruluna devredilmeyecek yetkilerden bahsedildiğini somut durumunda bu kapsamda bir yetki devri olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı asil ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3488, K. 2026/975, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3488-e-2026-975-k-53587874db17