Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3316 E. 2026/690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3316
- Karar No
- 2026/690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1810 E., 2025/1117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/21 E., 2018/541 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... ile imzalanan ihale sözleşmesiyle müvekkilinin kent içi temizlik işini aldığını, bu işi yerine getirirken sözleşme gereği belediye bünyesindeki işçilerin müvekkilinin alt işverenliğinde çalıştırıldığını, bu işçilerin... amblemli iş kıyafetleriyle, belediyenin emir ve talimatlarıyla, tamamen belediye tarafından belirlenen bölgelerde ve ihale sözleşmesi çercevesindeki işlerde çalıştıklarını, ancak kıdem tazminatlarını müvekkilinin ödemek zorunda bırakıldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından açılan davada hangi ihale döneminde hangi işçiye hangi mahkeme kararına dayanılarak hangi miktarda ödeme yapıldığının belirtilmediğini, bu nedenle HMK'nın 119. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasını veya ispat külfetinin yerine getirilmemesi nedeni ile esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli kararı ile alacağın kaynağının işçi alacağı olduğu için, davacı ile dava dışı işçi arasında iş akdi olmasa bile görevin rücuya konu alacağa bakmaya görevli olan mahkemede olduğu, bu nedenle iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu İş Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nce, taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı, öte yandan taraflar arasında iş kanunu kapsamında işçi-işveren ilişkisi de bulunmadığı, hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve dava dışı işçiye davacı tarafından ödenen işçilik alacağından davalının asıl işveren olarak %50 oranında sorumlu olması gerektiği, TBK'nın 167. maddesi ile HGK'nın ilgili kararının da bu doğrultuda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının ödenmesinde tüm sorumluluğun davacıda olduğuna dair bir maddenin de yer almadığı, bu durumda ise alınan ve benimsenen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafça toplam ödenen bedelin yarısı olan miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığın çözümü için, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, teknik şartname de ve genel şartnamede dava dışı işçiye alt işveren tarafından ödenecek kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarından asıl işveren...'nin sorumlu olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı, bu durumda emsal Yargıtay kararları gereği işçiyi çalıştıran davacı yüklenici şirketin ödediği bedeli ve ferilerini, üst işveren davalı kurumdan talep etme hakkı bulunmadığının kabulü gerektiği, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davadışı işçilerin hakettikleri kıdem tazminatlarının müvekkilince ödendiğini, işçilerin davalı idarenin bünyesinde idarenin talimat ve yetkisinde çalıştığını ve bu nedenle işçiye yapılan ödemeden davalının tek başına sorumlu olduğunu, davalının tam sorumlu kabul edilmemesi halinde en azından yarı yarıya sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini, önceki emsal Yargıtay ilamlarının bu yönde olduğunu, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun yakın tarihli kararı ile kıdem tazminatının genel giderlerden çıkartıldığını ve sözleşme bedeline dahil olmadığına karar verildiğini, bu hususta idareden ödeme alınmadığını, en azından dönemsel ve müşterek müteselsil sorumluluk kapsamında karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin çalışan işçilerin kendi dönemine isabet eden tutarın en fazla yarısından sorumlu olacağını, TBK'nın 167. maddesi gereği sözleşmede tazminatlardan sadece müvekkilinin sorumlu olacağının kararlaştırılmaması nedeniyle davalı ile eşit oranda sorumlu olunacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.