Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2892 E. 2026/1978 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2892
- Karar No
- 2026/1978
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1139 E., 2025/638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/109 E., 2024/280 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın miktar itibari ile duruşma istenebilecek işlerden olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilince duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında 02.06.2015 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkiline ait taşınmaz üzerinde zemin + 2 katlı her katta 1 daire olmak üzere 3 daireli bina yapılmasının kararlaştırıldığını, ancak davalı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, taşınmazı %60 seviyesinde yarım bırakarak terk ettiğini, müvekkili arsa malikinin davalı yükleniciye toplam 186.500,00 TL borç verdiğini, bu borçlarını alamadığını, davalı yüklenici şirketin 13.08.2018 tarihinde ihtarname göndererek yapı denetim firmasına ödediği 12.922,18 TL'lik ücreti talep ederek sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, müvekkilince ihtarnameye verilen cevapta sözleşmenin geriye etkili feshedildiğini belirttiklerini ileri sürerek, yüklenicinin sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle 02.06.2015 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile uğranılan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL menfi zararın tazmini ve gecikme tazminatının tazmini ile borç olarak verilen 186.500,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin davacı ile davalı firma arasında imzalandığını, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacının 12.922,18 TL tutarındaki yapı denetim hizmet bedelini ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşme arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şeklinde akdedilmiş ise de gerçekte taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, 200.000,00 TL bedel karşılığı inşaatın yapımı konusunda anlaştıklarını, davacının Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/282 Esas sayılı dosyasına verdiği beyanda bu hususu kabul ve ikrar ettiğini, davacının ısrarı üzerine inşaata ruhsatsız olarak başlanmak zorunda kalındığını, inşaata ruhsatsız başlanmış olması nedeniyle tahakkuk ettirilen 71.586,54 TL idari para cezasını halihazırda ödemeye devam ettiğini, fesih tarihinde teslim süresinin henüz dolmadığını, buna karşın inşaatın bitirilmediği gerekçe gösterilerek davacı ve oğlu tarafından mütemadiyen tehdit edilerek hakarete uğradığını, müvekkili tarafından ödenen yapı denetim ücretinin iade edilmediğini, bu aşamadan sonra sözleşmenin sürdürülmesinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, fesih işleminin yerinde olduğunu, müvekkilinin aldığı bedelin karşılığını tam olarak yerine getirdiğini, her hâlükârda eserin bedelinin, idari para cezası tutarının, SGK'ya yapılan ödemelerin ve yapı denetim hizmet bedelinin zarardan mahsubu gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı arsa sahibi tarafından, davalı yüklenici şirket yetkilisine sözleşmeye konu arsa ile ilgili toplam 187.500,00 TL ödeme yapıldığı, sonrasında 02.06.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı dikkate alındığında tarafların sözleşme öncesinde ödenen bedel ve sözleşme ile davalı yükleniciye verilecek zemin kat daire karşılığında arsa karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığının kabulü gerektiğini, davalı yüklenicinin 13.08.2018 tarihli ihtarname ile taraflar arasında yapılan sözleşmeyi feshettiği, davacı arsa sahibine bildirdiği, davacı arsa sahibince gönderilen cevabi ihtarname ile de sözleşmenin geriye etkili feshedildiğinin belirtildiği, bu durumda taraflarının fesih iradelerinin birleştiği ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafların ortak iradeleri ile geriye etkili feshedildiği, sözleşmeden dönme halinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacağı ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri, 20.03.2024 tarihli raporda 16.08.2018 tarih itibariyle mahalli piyasa rayiç değerlerine göre 195.872,72 TL eksik iş bedeli hesaplandığı, davalının iş bedelinin ise 474.410,08 TL olduğu, davacının bakiye alacağının bulunmadığı, sözleşmenin geriye etkili olarak feshedilmesi nedeniyle davacının bu kapsamda ancak menfi zararını talep edebileceği, menfi zarar kapsamında olmayan eksik imalat bedeli talebi ve gecikme tazminatının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece menfi zarar kapsamına giren alacak kalemlerinin tespitinde hatalı değerlendirme yapıldığını, davalının kendi kusuruyla ruhsat almada geciktiğini, işe sözleşmenin imzalanmasından 3 yıl sonra başladığını, davalının temerrüde düştüğünü, eksik bırakılan imalat bedelinin kusurlu olan davalıdan talep edilebileceğini, yine sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı üzere işin gereği gibi tamamlanmaması halinde cezai şart talep edilebileceğini, davalı ...'nın temsilci sıfatıyla hareket ettiğini, hükme esas alınan ve mahsup hesabına konu edilen iş bedelinin tamamen yanlış hesaplandığını, müvekkil tarafından verildiği hususunda ihtilaf bulunmayan 186.500,00 TL'nin ise iadesine karar verilmesi gerektiğini, TBK 125/1 gereğince temerrüde düşen borçludan gecikme tazminatı, cezai şart talep edilebileceğini, davanın reddine karar verilmesinin tamamıyla hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.