Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1890 E. 2026/1981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1890
Karar No
2026/1981
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2086 E., 2025/2314 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bahçe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2022/107 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu ... Paz. İnş. Taah. Mim. Müh. Oto. Nak. Ltd. Şti’ye ait taşınır malların satıldığını, düzenlenen ilk sıra cetveline karşı davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine ilk sıra cetvelinin Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/447 Esas sayılı dosyasında verilen kararla iptal edildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine 08.01.2020 tarihli sıra cetvelinin düzenlendiğini, bu sıra cetvelinde 1. sırada davalı ... Gıda’nın alacaklı olduğu dosyaya yer verildiğini, dava dışı borçlu şirket ile davalı arasında organik bağ bulunduğunu ve dava konusu sıra cetvelinin muvazaalı bir takibe dayandığını, gerçek bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, bu hususun borçlu ve davalının ticari defter ve belgelerinin tetkiki ile ortaya çıkacağını, davalı şirket ile borçluların aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ortakları ile dava dışı borçlu şirket ortakları arasında akrabalık ve çalışan ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin, davalı ve borçlu şirketin muvazaalı işlemleri nedeniyle alacağına kavuşamadığını ileri sürerek, sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalı alacağının muvazaalı olması sebebiyle birinci sıraya müvekkili alacağının yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/447 Esas sayılı dosyasında görülen sıra cetveline itiraz davasında aynı savunmalarda ve iddialarda bulunulduğunu, mahkemece birinci sırada olduklarına karar verildiğini, davacının iş bu davasına ilişkin beyanlarının sıra cetveline itiraz konularıyla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, asıl amaçlarının yargılamayı uzatmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının alacağının varlığını ve miktarını takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, davalının buna ilişkin delil sunmadığı, davacının ve davalının 18.03.2010 tarihinde kambiyo takibi başlattıkları, davalının takibine dayanak bononun 23.02.2010 tanzim tarihli, davacının takibine dayanak bononun ise 20.02.2010 tanzim tarihli olduğu, davacının alacağının davalının alacağından önce doğduğu, davalının alacağının muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 08.01.2020 tarihli sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere davacının alacaklı olduğu dosyaya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ilk sıra cetveline itirazda bulunmadığını, ilk sıra cetveline itirazda bulunmayan alacaklılar bakımından sıra cetvelinin kesinleştiğini, davacı alacağının ikinci sırada olmasına karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, mahkemece sadece davacı alacağının doğumunun davalı müvekkilinin alacağının doğumundan üçgün önce olduğu gerekçesi ile müvekkili alacağının muvazaalı olduğuna karar verildiğini, borçlu olan firma ile müvekkili davalı firma arasında hukuki fiili bir irtibat bulunmadığını, muvazaalı herhangi bir işlem yapılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1890, K. 2026/1981, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1890-e-2026-1981-k-e3883349b7ef