Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2884 E. 2026/768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2884
Karar No
2026/768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/77 E., 2025/86 K. BİRLEŞEN 2014/268 ESAS SAYILI DOSYADA

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl, karşı ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması asıl davada davalılar-karşı davacılar ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2016 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davalılar-karşı davacılar ve birleşen davalarda davalılar vekili Avukat ... ile asıl davada davacı - karşı davada davacı ve birleşen davalarda davalı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile müteveffa ... arasında düzenlenen 08.12.2006 tarihli sözleşme ve 24.04.2007 tarihli ek sözleşme ile fabrika binası yapımının kararlaştırıldığını, sözleşmede inşaatla ilgili faturalandırılan her türlü giderin %6’sının müvekkili firmaya ödeneceğinin belirlendiğini, iş tamamlandığı halde davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından yapılan işler ve müteahhitlik kârı ile KDV alacakları karşılığı 468.438,00 TL, proje dışı yapılan işler karşılığı 1.000,00 TL, haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kazanç karşılığı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 470.438,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Birleşen 2014/268 Esas sayılı davada davacılar ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... vekili dava dilekçesinde; karşı davada talep ettikleri nefaset alacağının kısmen kabulüne karar verilerek 55.091,00 TL'ye hükmedildiğini, söz konusu bu nefaset alacakları için karşı dava tarihi olan 15.10.2017 tarihinde, işbu dava tarihi olan 01.07.2014 tarihine kadar işleyecek reeskont faiz alacaklarının 66.300,00 TL olduğunu ileri sürerek, bu meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

3. Birleşen 2021/405 Esas sayılı davada davacılar ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... mirasçıları vekili, karşı davada lehlerine 55.091,00 TL nefaset bedeli alacağına hükmedildiğini, kabul edilen miktara 01/07/2014 tarihinden, işbu dava dava tarihine kadar işlemiş reeskont faizi verilmesi gerektiğini ileri sürerek, 48.032,94 TL'nin reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Asıl davada davalılar ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin edimini gereği gibi yerine getirmediğini, yaptığı hatalı imalatları sökülüp yeniden yapılmak zorunda kalındığını, pek çok ayıplı ve eksik imalat bulunduğunu, malzemeler işveren tarafından sağlandığından davacının bunlar üzerinden KDV talep edemeyeceğini, proje dışı bir imalat bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş; açtığı karşı davasında ise eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı 188.000,00 TL nefaset alacağı ve binan kötü yapılmasından ve işin gecikmesinden doğan zarar için 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davada davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., karşı davacı iş sahiplerinin sözleşmeyi haksız olarak feshettiklerini, bu nedenle tazminat talep edemeyeceklerini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir. Birleşen davalarda davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davaların reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.06.2014 tarihli ve 2007/964 Esas, 2014/284 Karar sayılı kararı ile iş sahiplerinin sözleşmeye haksız olarak feshettikleri, yüklenici ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. asıl davada iş bedeli, müteahhitlik kârı ve KDV alacakları için toplam 189.622,63 TL, kazanç kaybı için 6.088,46 TL talep edebileceği, diğer taleplerinin yerinde görülmediği, karşı davada iş sahiplerinin 55.091,00 TL tutarındaki nefaset bedeli talebinde haklı oldukları, diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın anılan tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve karşı davada taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/6545 Esas, 2015/4688 Karar sayılı kararıyla, asıl davada hükmedilen 189.622,63 TL iş bedeli alacağının hesabında hata yapıldığı, gerekli mahsup işlemlerinin yapılmadığı, bu nedenle tarafların itirazları da dikkate alınarak, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, asıl davada davacının iş bedeli alacağının hesaplanması gerektiği, asıl davada davacı yüklenici kazanç kaybı alacağına ilişkin talebini ıslah etmiş ise de ıslah ile arttırılan miktar yönünden harç yatırılmadığı halde 6.088,46 TL'ye hükmedilmesinin doğru olmadığı, asıl ve karşı dava kısmen kabul edildiği halde reddedilen miktarlar yönünden taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da hatalı olduğu belirtilerek, asıl ve karşı davada verilen kararlar taraflar yararına bu yönlerden bozulmuş, tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Bozma sonrası, iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... tarafından aynı mahkemenin 2014/268 Esas sayılı açılan dava, asıl dava ile birleştirilmiştir. Mahkemenin 14.07.2021 tarih ve 2016/329 Esas, 2021/200 Karar sayılı ikinci kararı ile iş sahiplerinin sözleşmeye haksız olarak feshettikleri, yüklenici ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. asıl davada iş bedeli, müteahhitlik kârı ve KDV alacakları için toplam 158.204,05 TL, kazanç kaybı için 1.000,00 TL talep edebileceği, diğer taleplerinin yerinde görülmediği, karşı davada iş sahiplerinin 55.091,00 TL tutarındaki nefaset bedeli talebinde ve birleşen 2014/268 Esas sayılı davada 62.413,86 TL kazanç kaybı talebinde haklı oldukları, diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı dava ile birleşen 2014/268 Esas sayılı davanın anılan tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 14.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 29.11.2022 tarih ve 2021/5990 Esas, 2022/5544 Karar sayılı kararı ile asıl davada davacı-karşı davalı ve birleşen 2014/268 Esas sayılı davada davalı yüklenici ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen davada davacı iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; yüklenici ... İnş. San. ve Tic. Ltd.'nin yargılama sırasında ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından ihya edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, sözleşmenin 2. maddesinde inşaatla alakalı tüm giderlerin yüklenici firma adına fatura edileceği, 8. maddesinde inşaat yapımı ile ilgili faturalı her türlü giderin %6’sının işveren tarafından yükleniciye ödeneceğinin belirtildiği, 27.04.2007 tarihli ek sözleşmenin 4. maddesinde ise, iş bedelinin hesap yönteminin düzenlendiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yüklenicinin sözü edilen sözleşme hükümlerine göre asıl davada talep edebileceği bakiye iş bedeli 70.195,34 TL olarak tespit edilmiş iken, belgeye dayanmadan hesaplanan 88.008,71 TL asgari işçilik bedelinin de tahsiline hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, karar asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen 2014/268 Esas sayılı davada davacı iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... yararına bozulmuş, kabule göre de birleşen 2014/268 Esas sayılı davada faiz alacağı talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece gerekçe ve hüküm kısmında tahsiline karar verilen alacağın kazanç kaybı alacağı olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.

3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada yüklenicinin 70.195,34 TL iş bedeli ve 1.000,00 TL kazanç kaybı talep edebileceği, karşı davada iş sahiplerinin 55.091,00 TL nefaset bedeli isteyebilecekleri, bu alacağa karşı davanın açıldığı tarihten birleşen 2014/268 Esas sayılı dava tarihine kadar 62.413,86 TL reeskont faizi istenebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 71.195,34 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile 55.091,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, birleşen 2014/268 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 62.413,86 TL'nin davalıdan alınarak davacılar verilmesine, fazla ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, birleşen 2021/405 Esas sayılı davada herhangi bir karar verilmemiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı-karşı davalı ve birleşen davalarda davalı yüklenici ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz başvuru dilekçesinde;

a. Müvekkilinin iş bedeli alacağının ve KDV alacaklarının hatalı hesaplandığını, mahkeme kararının ve Yargıtay bozma ilamının hatalı olduğunu, belgeli olup olmamasına bakılmaksızın tüm harcamaların dikkate alınması gerektiğini, yapılan inşaatın maliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, tarafların defterlerine yansımayan ve fakat gerçekte yapılmış olan tüm imalatların müvekkili tarafından yapıldığını, b.Arsa sahiplerinin feshinin haksız olduğunun tespit edildiğini, süre dolmadan sözleşme feshedildiğinden nefaset bedeli gerektiren işlerin düzeltilmesine imkân olmadığını, karşı davada bunların bedeline ve birleşen davada faize hükmedilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığını,

c. Birleşen davadaki faiz alacağının zamanaşımına uğradığını,

d. Birleşen davada davalı şirket yönünden ihya kararı verilmişse de, birleşen dosyanın açıldığı tarihte şirket münfesih durumda olduğundan taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu tarih itibariyle yapılan tebligatların ve açılan davaların yok hükmünde olduğunu, ayrıca birleşen dava açısından da taraf teşkilinin sağlanmadığını,

2. Asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen davalarda davacı iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde;

a. Müvekkillerinin karşı davadaki nefaset bedeli alacaklarına da faiz işletilmesi gerektiğini, zira birleşen davada karşı dava tarihi olan 15.10.2017 tarihinde, birleşen dava tarihi olan 01.07.2014 tarihine kadar işlemiş reeskont faizi talep edildiğini, o nedenle birleşen davada hüküm altına alınan alacağı 01.07.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, birleşen davada açılırken açıkça karşı davaya konu alacağa da 01.07.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiğini,

b. Ayrıca, 01.07.2014 tarihinden 21.10.2021 tarihine kadar işlemiş reeskont faizi alacaklarının tahsili içinde ayrıca Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/405 Esas sayılı dosyasında bir dava açtıklarını, mahkemece bu dosyada hüküm verimediğini, yüklenici şirketin ihya edildiğini, ihya edilen taraf hakkında hem asıl, hem karşı ve hem de birleşen davalar için hüküm kurulması gerektiğini, HMK'nın 166. maddesi hükmü gereği mahkemece birleşen 2021/405 Esas sayılı davada hüküm kurulmasının zorunlu olduğunu,

c. Nefaset bedeli alacağı talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, karşı dava dilekçesinde 188.000,00 TL talep ettiklerini, karşı davalı yüklenicinin yaptırdığı delil tespitinde 141.000,00 TL nefaset bedeli belirlendiği, buna rağmen mahkemece hatalı olarak 55.091,00 TL'ye hükmedildiğini, mahkemece adil yargılanma hakkı ihlal edilerek reddedilen kısma ilişkin gerekçesinin açıklanmadığını, nefaset bedelinin ayıp ve kusur durumu gözetilerek somut durum ve verilere göre tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişilerin takdirine bırakılamayacağını,

d. Bina kötü yapılmasından ve gecikmeden doğan zararlarının da gerekçesiz olarak reddedildiğini, bu yönden de adil yargılanma haklarının ihlâl edildiğini,

f. Mahkemece kurulan hükmün sözleşme hükümlerine açıkça aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; yüklenici ... İnş...Ltd. Şti. tarafından açılan asıl davada bakiye iş bedeli ve haksız fesih nedeniyle kâr kaybı, iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... tarafından açılan karşı davada nefaset farkı ve gecikme tazminatı, birleşen davalarda ise karşı dava konusu nefaset farkı alacağı için birleşen dava tarihlerine kadar reeskont faizi talep edilmiştir.

1. Taraf vekillerinin asıl davada, karşı davada ve birleşen 2014/268 Esas sayılı davada verilen kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Asıl davada, karşı davada ve birleşen 2014/268 Esas sayılı davada, temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Birleşen Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/405 Esas sayılı davada davacı davacı iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... mirasçıları vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi .... HMK’nın 166/4 maddesinde davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Somut olayda, davacı iş sahipleri tarafından devam eden döneme ilişkin faiz alacakları için Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/405 Esas sayılı dosyasına açılan davada, anılan Mahkemenin 20.12.2023 tarihli kararı ile dosyanın, eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, birleştirilen dosyada davanın açıldığı tarih ve birleştirme kararının verildiği tarih itibariyle davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş durumda olduğu, taraf ehliyetinin bulunmadığı halde, taraf teşkili sağlanmaksızın birleştirme kararı verildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, cevap dilekçesi ibraz edilmeden karar verildiği gerekçesiyle, birleşen 2021/405 Esas sayılı dava ile ilgil herhangi bir hüküm kurulmamış ise de az yukarıda açıklandığı üzere, Dairemizin 29.11.2012 tarih ve 2021/5990 Esas, 2022/5544 Karar sayılı bozma kararı gereği yapılan başvuru üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/673 Esas, 2024/96 Karar sayılı kararı ile yüklenici ... İnş. San. Ve Tic. Ltd.’nin ihyasına karar verilmiş ve eldeki davada taraf teşkili sağlanmıştır. Davalar birleştirilmekle yargılamalar birlikte yürütüleceğinden artık birleşen davada taraf teşkilinin sağlanmadığından bahsedilemez. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi’nin 17.06.2025 tarihli ve 2024/237 Esas, 2025/137 Karar sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve aynı yargı çevresindeki mahkemelerce verilen birleştirme kararını diğer mahkeme için bağlayıcı kılan “...ve bu karar, diğer mahkemeyi ....” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş ise de Anayasamızın 153/5 maddesi uyarınca iptal kararları geriye yürümeyeceğinden, somut olayda birleştirme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan yasal düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece, birleşen Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/405 Esas sayılı dosyada, tarafların iddia, savunma ve delilleri incelenerek, davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak birleşen davada herhangi bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin asıl davada, karşı davada ve birleşen 2014/268 Esas sayılı davada verilen karara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davalarda usul ve kanuna uygun olan kararların ONANMASINA,

2. Birleşen Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/405 Esas sayılı davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının, anılan birleşen davada yönünden BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekilleri hazır bulunduğundan, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen davada davacı iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... mirasçılarından alınarak, asıl davada davacı-karşı davalı ve birleşen davalarda davalı yüklenici ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, Yine takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl davada davacı-karşı davalı ve birleşen davalarda davalı yüklenici ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak, asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen davalarda davacı iş sahipleri ... İth. İhr...Ltd. Şti. ve ... mirasçılarına verilmesine, Aşağıda yazılı harçların davacı-karşı davalı ... ile asıl davada davalı-karşı davada davacılardan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2884, K. 2026/768, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2884-e-2026-768-k-5dd5fc58e707