Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3155 E. 2023/4290 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3155
- Karar No
- 2023/4290
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2023/2 E., 2023/2 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda Hakem Kararın İptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla), bozma ilamına direnilerek davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Üniversitesinin, İzmir Ticaret Odası (İZTO) tarafından kurulduğunu, sözleşmenin imzalandığı dönemde üniversitenin mütevelli heyet başkanının aynı zamanda İzmir Ticaret Odası Başkanı olduğunu, Ticaret Odası bünyesinde kurulan Tahkim Kurulunun faal hâle getirilmesi amacıyla oda ile üniversitenin tüm sözleşmelerine İzmir Ticaret Odası Tahkim şartının getirildiğini, İZTO tarafından oluşturulan hakem heyeti seçiminin HMK’nın 416 ncı maddesine açıkça aykırı olduğunu, ... mütevelli heyetinin İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyelerinden oluştuğunu, hakem heyetinin üçüncü üyesinin tarafsız bir üye olarak seçilmesi gerekirken, davalı ile arasında organik, hukukî ve ekonomik bağlantı bulunan İzmir Ticaret Odası tarafından seçildiğini, üç kişilik hakem kurulunun ikisinin davalı üniversitenin bağlı bulunduğu ticaret odası tarafından belirlenmesinin ve kararların üçte iki çoğunlukla alınmasının eşitlik ilkesi ve adalete aykırı olduğunu, 16.11.2015 tarihli sözleşmenin Türk Ticaret Kanunu’nun 27 ve 136 ncı maddeleri uyarınca mutlak butlanla batıl olduğunu, İZTO hakem heyetinin re’sen görevsizlik kararı vermesi gerekirken, mutlak butlanla batıl olan sözleşme hükmüne dayanarak kendini görevli kabul edip karar verdiğini, bu nedenle mahkemece hakem heyetinin görevsiz olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, hakem heyetinin taraflara eşit mesafede, açık ve objektif yaklaşımda bulunmadığını, bilirkişi seçiminde tarafsız davranılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen İbrahim Alper Yalçın’ın, hakem heyetinde görevli Av. Fatma Eda Baysal’ın stajyeri olduğunu, hakem heyetinin taleple bağlı kalmadan karar verdiğini, zira müvekkilinin hakemde açtığı davada 2019/2 no.lu dosyada yirmi üç ve yirmi dört nolu hakediş bedellerinin, birleşen 2019/3 no.lu dosyada ise yirmi beş no.lu hakediş bedelinin tahsilinin talep edildiğini, her iki davada da davalı üniversitenin karşı davası ya da takas/mahsup talebi bulunmadığı hâlde, hakem heyetinin davalının elektrik faturalarından dolayı alacaklı olduğunu belirterek müvekkilinin alacağından mahsup etmek suretiyle müvekkiline ödenecek bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verdiğini, davalı tarafından yargılama aşamasında paraya çevrilen müvekkiline ait teminat mektubu bedellerinin dikkate alınmadığını, hakem heyeti kararının hüküm kısmının kendi içinde çelişkili olduğunu, dava reddedilmesine rağmen kabul edilen miktar denilerek vekâlet ücretine hükmedildiğini, hakem heyeti kararında yargılama sırasında tarafların dinlenilmesi amacıyla yapılan duruşmada taraflar ve vekillerinin dinlenildiği yazıldığı hâlde, 19.02.2021 tarihli duruşmada davacı asıl/müvekkili şirket yetkilisi Muhsin Dönmez dışarıya çıkarılarak duruşmaya devam edildiğini, hakemlerin davanın esasına ilişkin kamu düzenine aykırı karar verdiğini ileri sürerek, İzmir Ticaret Odası Tahkim Heyetinin 2019/2 (birleşen 2019/3) E., 2021/2 K. sayılı 05.03.2021 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali istenen hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları yazılı sözleşmede İZTO Hakem Heyetini yetkili kıldıklarını, Hakem Heyetinin bağımsız ve tarafsız hakemlerden oluştuğunu, karar yönünden de İzmir Ticaret Odasından tamamen bağımsız bir kurum olduğunu, hakem heyetinin taraflardan her birinin birer hakem seçmesiyle oluştuğunu, tacir olan davacının uyuşmazlığın hakem yolu ile çözümleneceğini kabul edip, hiçbir ihtirazı kayıt koymadan hakemini seçerek davasını açtığını, davacının hakem yargılaması aşamasında HMK’nın 409, 412/3 ve 422/3 üncü maddesinde öngörülen sürede hiçbir itirazda bulunmadığından itiraz hakkından feragat etmiş sayılması gerektiğini, kural olarak hakem kararlarının iptal sebeplerinin sadece usule ilişkin hususlar olduğunu, iptal davalarında içerik ve esas denetimi yapılamayacağını, HMK’nın 439 uncu maddesinde düzenlenen iptal nedenlerinin sınırlı sayıda olduğunu ve davada ileri sürülen iddiaların hiçbirinin iptal sebeplerinden olmadığını, iptal hakkının dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 16.09.2021 tarihli ve 2021/1 E., 2021/1 K. sayılı kararıyla; davalı ... Üniversitesinin mütevelli heyetinin İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşmasının ve tahkim sözleşmesine göre üçüncü üyenin de İzmir Ticaret Odası tarafından seçilmesinin hakem heyetinin tarafsızlığı ve eşitliği ilkelerini engellediği, hakem heyetinin ekonomik anlamda güçlü olan tarafça oluşturulduğu, İzmir Barosunun 27.07.2021 tarihli müzekkere cevabı ile de teyit edildiği üzere hakemlerce hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan İbrahim Alper Yalçın’ın stajını hakem heyeti üyesi Av. Fatma Eda Baysal’ın yanında yapması ve onun stajyeri olmasının da tarafsızlık ilkesine aykırı olduğu, davalı tarafın takas ve mahsup talebi olmamasına rağmen hakem heyetinin talebi aşarak karar verdiği, davaya konu hakem heyeti kararının kamu düzenine, eşitlik ve hukukî dinlenilme hakkı ilkelerine aykırı olduğu, kamu düzenine aykırılık hâllerinin re’sen dikkate alınması gerektiği gibi taraflarca da her aşamada ileri sürülebileceği, bu hususun yargılama sırasında öne sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil etmeyeceği, hakem heyeti kararının HMK’nın 439/(2)-ğ ve 439/(2)-f maddeleri gereğince iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir Ticaret Odası Hakem Heyetinin 2019/2 ve birleşen 2019/3 Tahkim sayılı dosyalarına ilişkin 05.03.2021 tarihli kararının HMK’nın 439/2-a ve 439/2-f maddeleri uyarınca ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 23.11.2021 tarihli ve 2021/5566 E., 2021/1702 K. sayılı kararı ile; somut olayda, hakem heyeti kararının iptali için yasanın aradığı koşulların oluşmadığı belirtilerek, bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2022 tarih ve 2022/1 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararı ile; hakem heyeti kararının HMK’nın 439/(2)-ğ ve 439/(2)-f maddeleri gereğince iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş; davanın kabulü ile, İzmir Ticaret Odasının 2019/2 ve birleşen 2019/3 Tahkim sayılı dosyalarına ilişkin hakem heyetinin 05.03.2021 tarihli kararının HMK’nın 439/(2)-f maddesi uyarınca ayrı ayrı iptaline şeklinde hüküm kurulmuştur. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, dosya dairemizin 2022/1995 Esas, 2022/2567 Karar sayılı ve 12.05.2022 tarihli ilamı ile dairemizce yapılan incelemede yukarıda tarih ve numarası yazılı bozma kararının doğru olduğu ve direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022/6-611 Esas, 2022/1844 Karar sayılı ve 27.12.2022 tarihli ilamı ile; Bölge Adliye Mahkemesince Özel Dairenin bozma kararından önce HMK’nın 439. maddesinde sınırlı olarak sayılan 439/2-a ve 439/2-f maddesindeki iptal sebeplerine dayanılarak karar verilmesine rağmen, bozma kararından sonra HMK’nın 439/2-a maddesine dayanılmadan sadece 439/2-f maddesinde düzenlenen “Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği” gerekçesiyle hüküm kurulduğu, ilk kararda bulunan iptal nedenleri sınırlandırılarak farklı gerekçe ile karar verildiği, bu durumda “direnme” olarak adlandırılan kararın, Usul Hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, direnme adı altında verilen kararın ilk kararda bahsedilmeyen yeni hususlara yer verilerek oluşturulduğu ve yeni hüküm niteliğinde olduğu, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevinin Özel Daireye ait olduğu gerekçesiyle dosya yeniden karar verilmek üzere dairemize gönderilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2023/989 Esas, 2023/1241 Karar sayılı kararıyla, davacı tarafça asıl ve birleşen davalarda, hakem ve hakem kurulunun yasaya ve sözleşmeye aykırı olarak oluşturulduğu ve tahkim yargılamasında eşitliğe ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği ileri sürülerek, hakem kararının iptali talep edilmiş ise de hakem kurulunun sözleşmenin 22 nci maddesine uygun olarak oluşturulduğu, üç hakem üyesinin, davalı üniversite ile arasında organik, hukuki ve ekonomik yönden bağlantı bulunan İzmir Ticaret Odası tarafından seçilmesinin iptal nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, zira somut olayda tarafların, yasal düzenleme kapsamında hakemlerin seçim usulünü sözleşme ile belirledikleri, iptal iddiasına dayanak yapılan düzenlemenin taraflarca kararlaştırıldığı, diğer taraftan, tahkim yargılamasında bilirkişinin hakemlerden birinin yanında staj yapmış olmasının hakemlerin tarafsızlığına gölge düşürdüğü yönündeki itirazın, davacı tarafından tahkim yargılaması sırasında HMK m. 409 ve 412/3 gereği ileri sürülmediği, bu nedenle bu itiraz hakkından da feragat edilmiş sayılacağından, bu iddianın kanun tarafından iptal nedenleri arasında gösterilen “f” bendi dahilinde değerlendirilmesinin uygun olmadığı, yine davacının esasa yönelik fiyat farkına ilişkin itirazları incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme gereğince oluşturulan üç kişilik hakem heyetince yapılan incelemeler sonucunda bir karara varıldığı, hakem heyetinin, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu gibi, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlilinin de hakem heyetine ait olduğu, hakem heyeti kararının esastan incelenmesi gibi hususlar hakem heyeti kararının iptali istemli açılan davada tartışma konusu yapılmayacağı, bu durumda davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 439 uncu maddesinde sayılan şartların oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, bölge adliye mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı yararına bozulmuştur. E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkim yargılamasında taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 22 nci maddesine uygun olarak hakem kurulunun oluşturulduğu, davacı tarafça, üç hakem üyesinin, davalı üniversite ile aralarında organik, hukuki ve ekonomik yönden bağ bulunan İzmir Ticaret Odası tarafın seçilmesinin, hakem heyeti kararını yoklukla malul edeceği iddia edilmiş ise de tarafların hakemlerin seçim usulünü sözleşmede belirledikleri, seçimin sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, bu hususun iptal nedeni olmayacağı, ayrıca davacı tarafça, hakem dosyasına rapor sunan bilirkişinin, hakem heyeti üyelerinden birinin yanında staj yapmış olmasının hakemlerin tarafsızlığına gölge düşüreceği yönündeki itirazın, tahkim yargılaması sırasında ileri sürülmediği, bu nedenle itiraz hakkında feragat edilmiş sayılması gerektiği, davacının işin esasına yönelik itirazlarının hakem heyetinin iptali istemli işbu davada dinlenme ve tartışma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verimiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen davalarda davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı üniversite ile hakem heyeti üyelerinin seçimini yapan İzmir Ticaret Odası arasında organik bağ olduğunu, üç kişilik heyetin ikisini davalının belirlediğini, hükme esas alınar raporu hazırlayan bilirkişinin, hakem heyeti üyelerinden birinin stajeri olduğunu, tahkim süresi dolduktan sonra rapor düzenlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 407-444 üncü maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.