Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/615 E. 2026/4575 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/615
Karar No
2026/4575
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1852 E., 2024/2951 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.03.2024 tarihli ve 2023/413 Esas, 2024/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 62, 58, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 05.07.2024 tarihli ve 2024/1852 Esas, 2024/2951 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Talebi; Sanık ile hareket ettiği iddia olunan faili meçhul kadın bulunamadığı ve beyanı alınamadığı halde bu hususta gerekli ve yeterli araştırma yapılmadan müvekkili hakkında verilen cezanın herhangi bir somut delile dayanmadan ağırlaştırılmasına ve arttırılmasına sebep olunduğuna, hiçbir somut delil bulunmaksızın sadece müştekinin beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğuna, yağma suçunun esas unsurlarından olan maddi kazanç elde etme unsuru müvekkili yönünden gerçekleşmediğine, suça konu telefonun müvekkili tarafından kullanıldığına ilişkin BTK kayıtlarında da bir delil bulunamadığına, 'masumiyet karinesi' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkeleri gereğince sanık hakkındaki hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz itirazları kabul edilmemiştir.

Ancak, Suçlamayı kabul etmeyen sanığın beyan ettiği cep telefonuna ait baz istasyonu bilgilerinin tespit edilerek olay anında olay yerinde olup olmadığının tespitiyle,

Müştekinin fotoğraf albümünden sanığı teşhis ettiği beyanı ile usulüne uygun bir teşhis işleminin yapılmadığı, Mahkemece sanığa ait uyap ortamındaki fotoların gösterilip sorulduğu ancak sanıkla yüzleştirme yapılmadığı, mağdurun soruşturma beyanında sanığın boynunun sağ tarafında dövmesinin olduğunu beyan ettiği, ancak sanığın 05.09.2023 tarihli savcılık sorgusunda sanığın sağ kolunun üzerinde dövmeler olduğunun tespit edildiği ve sanığın cezaevine girdiğinde sağ koluna dövme yaptığı beyanı hep birlikte gözetildiğinde, sanık ile mağdurun yüzleştirilmek suretiyle sanıktaki dövmenin yerinin aydınlatılması gerektiği anlaşılmakla, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 05.07.2024 tarihli ve 2024/1852 Esas, 2024/2951 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/615, K. 2026/4575, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-615-e-2026-4575-k-01df92a60283