Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6025 E. 2026/4223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6025
Karar No
2026/4223
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1804 E., 2024/2161 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/416 Esas, 2023/212 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 168/3-2, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.06.2024 tarihli ve 2023/1804 Esas, 2024/2161 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine, " "Nitelikli yağma" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafii ile O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının incelenmesinde, Sanık ... hakkında "Nitelikli yağma" suçundan kurulan hükmün 6 numaralı paragrafının hükümden tamamen çıkartılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydında bulunan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/03/2013 tarihinde kesinleşen, 06/12/2012 tarih ve 2010/111 esas ve 2012/137 karar sayılı ilamı ile “ruhsatsız uyuşturucu (esrar) madde ticareti yapmak” suçundan hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas teşkil ettiği, bu kararda da sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla; TCK'nın 58/6-7 maddeleri gereğince sanığın cezasının İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, 5275 sayılı Yasa'nın 108/5 maddesi gereğince cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA" şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

Nitelikli yağma" suçundan sanık ... ve sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının incelenmesinde, Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/02/2021 tarihinde kesinleşen, 2020/292 esas, 2020/319 karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma suçundan hükmedilen on iki yıl hapis cezasına ilişkin ilamda da mükerrir olması nedeniyle, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken, birinci kez mükerrir sayılması karşısında; aleyhe istinaf talebi olmadığından CMK'nın 280/1-d-g maddesi gereği hükmün düzeltilmesi yoluna gidilmemiştir. " eleştirisi ile esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Müvekkilin yağma iradesinin olmadığına, olay günü yaralı olduğuna, zaten olay yerine sonradan geldiğine, olaya yönelik diğer faillerle iştirak iradesinin olmadığına, ödünç verilmiş olan telefonu ertesi gün eksiksiz ve aynen teslim ettiğine, ...'ın müvekkil bakımından bir zararı olmadığına, şikayetini geri çektiğine ve katılma talebinin bulunmadığına, cezaların şahsiliği ilkesinin varlığı gözetilmeden verilen bu kararın bozulmasına ve beraat yönünde yeniden hüküm kurulması gerektiğine, ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müştekinin çelişkili beyanları ile hatalı delil değerlendirilmesiyle müvekkil adına mahkûmiyete karar verildiğine, şüphesiz ki bu durum açıkça "Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi" ne aykırı olduğuna, müştekinin çelişkili beyanlarının yanı sıra olay günü müştekinin konutunda sanıkların haricinde başkaca kişilerin olduğu hem sanık beyanları ile hem de müşteki beyanları ile sabit olduğuna, hükme esas olarak alınan genel adli muayene raporuna konu yaralanmaya kim ya da kimlerin sebep olduğu ispatlanamadığına, müştekiye ait diğer oda anahtarlarının cebir ve şiddetle alındığı iddiasının ispata muhtaç olduğuna, bu hususta müştekinin çelişkili beyanlarından başkaca bir delil olmadığına, müşteki, müvekkilin tehdit ve baskısıyla ifadesini geri çektiğini beyan ettiğine, bu husus yalan olduğuna, müvekkilin olay gününden sonra müştekiyi yalnızca telefonunu geri vermek için gördüğüne, müşteki telefonunu kollukta tutanak ile teslim aldığına, bu durumda müvekkilin müştekiyi tehdit ederek şikayetinden vazgeçirdiği iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil hakkında hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 150/2 kapsamında indirim yapılmamasının bozma sebebi olduğuna, müvekkilin müştekiye yönelik tehdit ve cebir gerçekleştirmediği sabit olup şuç işleme kastı da bulunmadığına, müvekkilin beraatine karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanlış delil değerlendirilmesi sonucu ceza almasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Olayda müvekkilin yağma kastı ile hareket etmediğine, kast ve davranışlarının bu suç tipiyle uymadığına, Müvekkilin fiillerinde yağma suçunun unsurlarının gerçekleşmediğine, bununla birlikte eylemin manevi unsurlarının da oluşmadığına, müvekkilinin suçun işlenişi üzerinde bir hakimiyeti bulunmadığına, vuku bulan olayda suça hiçbir katkısı olmadığına, diğer sanık ...'ın mahkeme huzurunda alınan beyanında, telefonu kullanmak için aldığını ikrar ettiğine, müştekinin olay günü yanında bulunan kişilerle birlikte uyuşturucu kullandığına, müvekkkilin müştekiye ait herhangi bir eşyayı aldığını kabul etmemekle birlikte, Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sanık kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale kendiliğinden gelmişse; failin bu durumdan yararlanarak müştekinin malını alırsa; yağma değil hırsızlık suçunun oluşacağına, kovuşturma aşamasında müştekinin, şikayetinden vazgeçtiğine, müştekinin zararı, yargılama aşamasında; suçu işlediği kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil tarafından giderildiğine, müştekiye göre; alınan malların değeri 700 TL olduğuna, ancak olay tarihi itibariyle bu eşyalar 200 TL'nin üzerinde bir değere sahip olmadıklarına, müvekkili tarafından alındığını asla kabul etmemekle birlikte değeri 200 TL olan bu mallar için TCK 150/2 hükmü uygulanması gerektiğine, ortada suçun işlendiğine dair; müştekinin soyut iddialarından başka delil ve tanık olmadığına, müvekkilin öncelikle beraatine karar verilmesine, ancak aksi durumda müvekkile verilecek cezanın alt sınırdan takdir edilmesine, ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Ancak; Sanık ... hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, tekerrür uygulamasına esas alınan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/111 Esas ve 2012/137 Karar sayılı ilâmında tekerrüre esas alınan Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/83 esas, 2006/484 karar sayılı ilamın incelenmesinde; sanığın suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesine göre fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilerek, bahse konu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı bu nedenle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Temyiz Talepleri Hakkında Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Temyiz Talebi Hakkında Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararını kaldırarak kurduğu mahkumiyet hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmı çıkarılarak yerine "Sanık ... hakkında Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/111 Esas, 2012/137 Karar sayılı ilamı ile, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyetin 06.03.2013 tarihinde kesinleştiği ve 1. KEZ tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanığa verilen cezanın 1. KEZ mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/6025, K. 2026/4223, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-6025-e-2026-4223-k-0802c3931afb