Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5384 E. 2026/3583 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5384
- Karar No
- 2026/3583
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2781 E., 2024/1362 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.04.2023 tarihli ve 2021/411 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında "nitelikli yağma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 168/3, 62, 53... . maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve 2023/2781 Esas, 2024/1362 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ...'nın Temyiz Talebi Atılı suçu işlemediğine ilişkindir. Sanık ...'nın Temyiz Talebi Tanık ve kamera kaydı bulunmadığına, delil toplanması talebinin reddedildiğine, zararı giderdiğine ve verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Suçun unsurlarının oluşmadığına, somut delil olmadığına, olayda silah kullanılmadığına ve sanığın soruşturma aşamasında zararı giderme talebinin müşteki tarafından geri çevrildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1- Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir bir malı zilliyetin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanarak bulunduğu yerden almak veya zilyedin bu malı kendisine teslimini sağlamaktır. (Gökcan Hasan .../Artuç Mustafa Türk Ceza Kanunu Yorumlu Uygulamalı Adalet Ankara 2021 s. 5343) 6. Ceza Dairesinin 2021/13303 Esas, 2022/ 8644 Karar sayılı ilâmda yaptığı tanıma göre ise yağma; "Başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malın zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır" Yargıtay uygulamaları ve doktrinde kabul edilen yağma tanımlarının tamamında "hırsızlık suçunun cebir veya tehdit kullanılan hali" diye genel kabul karşısında suçun konusunun büyük ölçüde ortak olduğu açıktır. YCGK 2002/94 E,ve 2002/225 sayılı ilâmında " .. öğretide ve Yargıtay kararlarında da benimsendiği üzere; a. Malın taşınabilir olması, b. Mal sahibinin rızası olmaması, c. Malın alınması, d. Faydalanmak cürmi kastının varlığı gibi hususlar yönünden hırsızlık suçuna benzeyen yağma suçu ..." şeklinde yağma suçunun unsurlarını özetlemiştir. Yağma suçunun tanımlarında kabul edildiği için suçun maddi unsurları itibariyle oluşması için öncelikli olarak suçun konusu olan bir “mal” olmalıdır. Yargıtay yerleşik kararlarında bu hususu özellikle vurgulamaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulundan 2017/6-1175 Esas, 2018/518 Karar sayılı kararında; "...Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Cebir ya da tehdit, bir kişiyi malını teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak amacıyla yapılmalıdır. Cebir ya da tehdidin belirtilen amaçla ve bu şekilde gerçekleştirilmesi, yağmayı mal varlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır... " şeklinde suçun konusunun mutlaka "Mal" olması gerektiği belirtilmektedir. Mal ise; mülk edinebilen tüm maddi şeylerdir. Bu tanıma, üzerinde ayni veya şahsi haklar kurulabilen tüm haklar dahildir. Ekonomik değeri olan her türlü şey mal kavramına girer. Mektup, kart... gibi. YCGK'nun 1988 tarihli bir içtihadında belirtildiği üzere Mülkiyet mevzuu olabilen ekonomik değeri olan bütün maddi eşya ile mameleke girebilen bütün haklar "mal" dır. Doktrinde de kabul edildiği şekli ile; Hırsızlık suçuna konu mal, günlük yaşamda herhangi bir ihtiyacı karşılamak için kullanılan taşınır şey anlamına gelir. (Tezcan,Durmuş/Erdem, Mustafa Ruhan/Önok, R.Murat - Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku Ankara 2013 s. 474) Hukuki manada eşya "maddi bir varlığı olup üzerinde hakimiyet kurulması mümkün olan, sınırlanabilen, insan dışı, ekonomik değer taşıyan her türlü nesnedir" (Gökçen, .../ Balcı Murat/ Şiviloğlu, Gülfem Pamuk/Çakır, Kerim/Apiş, Özge/İçer, Zafer/Yılmaz, Zahit/Diken, Nil Melek Gültekin/Erdin, Selim/Öztürk, Nurten/Ünal, Ertuğrul/Şenerdoğan, Büşra - Mal Varlığına Karşı Suçlar Adalet Ünkara 2018 s. 12,) Bir eşyanın mal sayılabilmesi için Fiziki varlığının olması yani beş duyu organı ile varlığı anlaşılabilen ve boşlukta yer işgal eden cismani bir varlık olması gerekir. Kısaca özetlemek gerekirse; yağma suçunun konusunu “mal” oluşturur. Mal sayılmayan şeyler için uygulanan cebir veya tehdit yağma suçunu oluşturmaz, tipikliğe uyması şartıyla başka suçlar oluşturabilir. Maddi varlığı olmayan “hizmet'” ten yararlanmak için cebir veya tehdit kullanılmış olması, eylemi yağmaya dönüştürmez. Sanıkların aracına aksesuar taktırmaları mal değil hizmettir. Zorla hizmetten yararlanmada hizmet, mal sayılması mümkün olmadığı için yağma suçunun konusunu oluşturmayacaktır. Şartları varsa 5237 sayılı Kanun'un 163 üncü maddede sayılan karşılıksız yararlanma veya şartları uyan başka bir suça vücut verebilecektir. Bu genel anlatımdan sonra somut olay değerlendirildiğinde; Sanıkların, araçlarına taktırdıkları aksesuarların bedelini ödememek için katılana silah çekerek araçtan indirmeleri şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahlı tehdit suçu kapsamında kaldığı halde yazılı şekilde sanıklar hakkında hüküm kurulması,
2- Sanık ... hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerine esas alınan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/580 Esas, 2011/113 Karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/192 Esas, 2008/270 Karar sayılı ilamının, 17.07.2020 tarihli ek karar ile uzlaştırma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 254/2 ve 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmiş olduğunun UYAP kayıtlarından tespit edilmesi nedeniyle, Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/580 Esas, 2011/113 Karar sayılı ilamı gereğince ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanma imkanının kalmadığı anlaşıldığından, bu durumda adli sicil kaydındaki Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/948 Esas, 2021/292 Karar sayılı ilamı gereğince sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde karar verildi.