Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5231 E. 2026/4157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5231
- Karar No
- 2026/4157
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 05.09.2024 SAYISI : 2024/1716 E., 2024/2869 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf isteminin esastan reddi ve temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması ve onama
Sanık hakkında mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2024 tarihli ve 2024/66 Esas, 2024/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 43/1-2, 53, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi yollamasıyla 151/1, 53... . maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/5. maddesi delaletiyle 13/1, 52/2, 53, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/1716 Esas, 2024/2869 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yerel mahkemenin sanık hakkında balkondan katılanların içinde bulunduğu araca doğru 2-3 el ateş etmek suretiyle katılan ...'e yönelik olası kastla öldürmeye teşebbüs, katılan ...'a yönelik "Kadına karşı olası kastla öldürmeye teşebbüs" suçunun oluşmayacağı tespitinin doğru olduğuna, olası kastın teşebbüse elverişli olmadığına, ancak yerel mahkemenin sanığın evin içindeki ölümle tehdit eylemiyle balkondan katılanların içinde bulunduğu araca doğru silahla 2-3 el ateş etmek şeklindeki eyleminin tek bir eylem olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığına, evin içinde ölümle tehdit eyleminin gerçekleştiğine, sanığın eylemini kendi isteğiyle mi sonlandırdığı yoksa elinde olmayan nedenlerle mi eylemini tamamlayamadığının belli olmadığına, ateş etme eyleminin ayrı bir eylem olarak değerlendirerek sonuca varılması gerektiğine, sanığın öldürme kastıyla hareket edip etmediği açısından başvurulan kriterler değerlendirildiğinde sanığın hem ölümle tehdit hem de ani kast altında iki ayrı öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğine, yerel mahkemenin evdeki tartışma esnasında sanığın katılanlara ateş etmesine engel herhangi bir durum bulunmamasını öldürme kastının olmamasına gerekçe olarak esas almasının hukuka aykırı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında her türlü şüpheden uzak somut herhangi bir delil bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurların oluşmadığına, soruşturmanın eksik yürütüldüğüne, ilk saldırının katılanlar tarafından gerçekleştirildiğinin diğer sanık ...'ın adli raporundan açıkça anlaşıldığına, katılanların, sanığın evine sanık tarafından çağrıldığına dair hiçbir delil bulunmadığına, adli raporda katılan ... ve ... da darp izi olmadığına, sanığın babası ... ve annesi ...'in yaralandığına, ...'ın bacaklarından engelli olduğuna, sanığın evde ve elinde silah olsaydı babasının bu şekilde yaralanmasının kesinlikle mümkün olamayacağına, sanığın olay yerinde bulunmadığına, bu hususun tek tanık olan ...'ın mahkeme huzurunda alınan beyanı ile sabit olduğuna, sanığın alınan svap örneklerinde atış artığına ve silahta sanığa ait herhangi bir parmak izine rastlanılmadığına, diğer sanık ...'ın ikrar ettiği üzere silahı kendini ve eşini korumak amacıyla katılanları oradan uzaklaştırmak amacıyla bahçeye doğru sıktığına, bunun kriminal inceleme raporu ile sabit olduğuna, isabet izlerinden ve tanık ...'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere kamyonun veya katılanların doğrudan hedef alınmadığına, katılanların beyanlarının çelişkili olduğuna, polisi sanığın annesi ...'in aradığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, atılı suçlamaları kabul etmemekle birlikte bir an için hüküm kurulan suçların sanık tarafından işlendiği ihtimalinde dahi ilk haksız hareketin katılanlardan geldiği hususunun göz ardı edilmemesi ve haksız tarih ve meşru savunma hükümlerini uygulanması gerekirken verilen cezalara 5237 sayılı kanun 62 maddesi kapsamında dahi indirim uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğuna, yaşanılan olayın ayrıca mala zarar verme suçu oluşturmayacağının Yargıtay'ın genel kabul gören görüşü olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine, ek karara karşı temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasına, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Nitelikli Tehdit Suçu Yönünden Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; silahla tehdit ve kasten yaralama suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/6-1219 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararına göre; “...5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir...” şeklindedir. Söz konusu şartlar; "Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı, Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır."
Dosya kapsamına göre taraflar arasında başlayan tartışmanın arbedeye dönüştüğünün sabit olduğu, olay sonrasında sanığın babası ... ile annesi ...’a ait adli raporlarda darp ve cebir bulgularının tespit edildiği, buna karşılık katılanlara ait adli raporlarda herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmadığı, ayrıca olay kapsamında katılan ...’ün sanığın annesine, katılan ...’ın ise sanığın babasına yönelik basit yaralama eylemleri nedeniyle yürütülen soruşturmanın tefrik edilerek Ardahan 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.06.2024 tarihli, 2024/151 Esas ve 2024/337 Karar sayılı ilamıyla katılan ... hakkında mahkûmiyet, katılan ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve kararların kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR A. Mala Zarar Verme ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçları Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanunu'nun 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; " ... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ... ise ... hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.09.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oybirliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 /2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ardahan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,12.05.2026 tarihinde karar verildi.