Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3744 E. 2026/3358 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3744
Karar No
2026/3358
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3822 E., 2023/2552 K. SUÇLAR : Silahla, birden fazla kişi ile birlikte konutta geceleyin yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/236 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 168/2-3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.04.2023 tarihli ve 2023/1719 Esas, 2023/1170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile "Olay günü gece saat 22.00 sıralarında cadde üzerinde arkadaşını bekleyen 20.06.2005 doğumlu mağdurun bıçak çekilip dövülüp tehdit edilmek suretiyle telefonunun iki kişi tarafından alınması şeklinde gerçekleşen olayda soruşturma sırasında KGYS'den alınan görüntülerin incelenmesinde, eylemi gerçekleştiren şahısların sanık ... ve ... olarak değerlendirildiği; Mağdura soruşturma sırasında sanıkların fotoğraftan teşhislerinin yaptırıldığı, yargılama sırasında da mağdurun bulunduğu celsede sanıkların hazır bulunmadığı, yüz yüze bir teşhisin yaptırılmadığı, sanık ...'nin suçlamayı ve görüntüleri kabul etmemesi karşısında bilirkişi incelemesi de yaptırılmadan karar verildiği anlaşılmakla; Adli Yanılgıya neden olmamak için öncelikle sanıkların hazır edildiği celsede 20.06.2005 doğumlu olan mağdurun da psikolog ve atanan vekil huzurunda hazır edilip daha önce "şahısları görsem tanırım şeklinde beyanda bulunduğundan usulüne uygun olarak sanıkların yüz yüze teşhis edilmelerinin sağlanması, gerektiğinde sanıkların muhtelif mesafe ve açılardan çekilmiş teşhise elverişli fotoğrafları, video kayıtlarının temin edilip büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle mukayese edilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Dairesi'ne gönderilerek görüntülerdeki kişinin sanıklar olup olmadığının tespiti ile dosyadaki bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı, istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden" gerekçesiyle hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-f. maddesi uyarınca bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Bozmadan Sonra İlk Derece Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/153 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 168/2-3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

D. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/3822 Esas, 2023/2552 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafilerinin başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi Müvekkilinin teşhisinin net olarak tespit edilemediğine ve beraat etmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi İsnad edilen suç müvekkil tarafından işlenmediği halde cezalandırılmasına karar verildiğine, dosya kapsamında mevcut olan sanık lehine ve aleyhine bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan Vekili Temyiz İstemi Alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü gece saat 22.00 sıralarında cadde üzerinde arkadaşını bekleyen katılanın bıçak çekilip, dövülüp, tehdit edilmek suretiyle telefonunun sanıklarca yağmalandığının kabul edildiği somut olayda, sanıklar hakkında koşulları bulunmayan Türk Ceza Kanun'un 149/1 (d) maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/3744, K. 2026/3358, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-3744-e-2026-3358-k-09df38d8181e