Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11062 E. 2026/8487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11062
Karar No
2026/8487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/997 E., 2025/1381 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2025 tarihli ve 2024/298 Esas, 2025/43 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54, 55, 63... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/997 Esas, 2025/1381 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, çelişkili tanık beyanları ile hüküm kurulduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına ve ele geçen uyuşturucu maddelerinin kişisel kullanım sınırında olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olayda, kolluk görevlilerinin kullanıcı tanık ...'den şüphelenmeleri üzerine takip ettiklerinde, kullanıcı tanık ile sanık ...'un buluştukları ve birbirlerine bir şey verdiklerinin görülmesi üzerine yakalamalarının yapıldığı, üzerlerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda kullanıcı tanık ...'in ... maddesinin kolluk görevlilerine teslim ederek, uyuşturucu maddeyi almak için sanık ... ile iletişime geçtiğini ve sanık ...'un uyuşturucu maddeyi getirdiğini beyan ettiği olayda sanıkların kullanıcı tanık ...'e uyuşturucu madde sattıkları iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanık ...'un uyuşturucu maddeyi kullanıcı tanığa teslim etmesi için diğer sanık ...'ın verdiğine yönelik ikrar içerikli savunmaları, kullanıcı tanık ve sanık ...'un yakalanmalarına ilişkin fiziki takip tutanağı, kullanıcı tanık ...'in soruşturma aşamasında uyuşturucu maddeyi sanıklardan aldığına yönelik HTS kayıtları, sanık ... beyanları ve olay tutanağı ile örtüşen beyanları, tutanak tanıklarının olay tutanağını ve kullanıcı tanık beyanlarını doğrulayan beyanları, kullanıcı tanıktan ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın kullanıcı tanık ...'e uyuşturucu madde satmak sureti ile üzerilerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiride bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden a. Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanık ...'un uyuşturucu maddeyi kullanıcı tanığa teslim etmesi için diğer sanık ...'ın verdiğine yönelik ikrar içerikli savunmaları, kullanıcı tanık ve sanık ...'un yakalanmalarına ilişkin fiziki takip tutanağı, kullanıcı tanık ...'in soruşturma aşamasında uyuşturucu maddeyi sanıklardan aldığına yönelik HTS kayıtları, sanık ... beyanları ve olay tutanağı ile örtüşen beyanları, tutanak tanıklarının olay tutanağını ve kullanıcı tanık beyanlarını doğrulayan beyanları, kullanıcı tanıktan ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanıkların kullanıcı tanık ...'e uyuşturucu madde satmak sureti ile üzerilerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Her ne kadar sanık ... hakkında Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/48 Esas, 2017/167 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmış ise de, bahse konu ilam ile sanık hakkında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 17.04.2020 tarihinde infaz edildiği, infaz tarihinden itibaren 3 yıldan fazla süre geçtiği, bu nedenle temyiz incelemesine konu dosya bakımından tekerrür hükümlerinin uygulama şartlarının gerçekleşmediği, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde başkaca tekerrüre esas ilamın bulunmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/997 Esas, 2025/1381 Karar sayılı sanık ... hakkında kurulan kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/997 Esas, 2025/1381 Karar sayılı sanık ... hakkında kurulan kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafın hükümden tamamen çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11062, K. 2026/8487, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11062-e-2026-8487-k-cded2a7d471a