Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/2927 E. 2026/3436 K.

Konu: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2927
Karar No
2026/3436
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3725 E., 2024/328 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/472 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile sanıkların mağdur ... ve şikâyetçi ...'a yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer kez 8'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2022/3725 Esas, 2024/328 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, "Sanık ... Gölgen hakkında tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşullarıda oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış eleştiri ile yetinilmiştir." eleştirisi ile birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şikâyetçi Aymen'in ifadelerinde kendisinden para istenmediğini belirttiğine, şikâyetçi ifadelerinin kovuşturma aşamasında doğrulanamadığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın aşamalarda samimi ve tutarlı savunmalarda bulunduğuna, sanığın eyleme iştirakinin bulunmadığına ve bu hususun bilirkişi raporuyla kanıtlandığına, çıkan tartışmayı engellemeye çalıştığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eylem bireyselleştirilerek her sanık açısından ayrı ayrı değerlendirme yapılması ve sanığın beraatine karar verilmesinin gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçenin somut olay ve mağdur beyanıyla uyumlu olmadığına, Türkçe bilmeyen mağdur ...'nin sanıkların kendisinden para istediğini nasıl anladığını açıklayamadığına, mağdurlar ve tanığın kovuşturma aşamasında dinlenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdur ...'in ifadelerinde kendisinden para istenmediğini belirttiğine, yalnızca bir mağdurun soyut beyanlarına istinaden ceza verildiğine, mağdur ...'in sanıklara karşı tahrik edici hareketlerde bulunduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, yağma suçunun işlenmediğine, sanığın kasten yaralama suçunu da işlemediğinin dosya kapsamında sabit olduğuna, olayın yalnızca ufak bir tartışmadan ibaret olduğuna, mağdurların soyut ve çelişkili beyanlarına istinaden ceza verildiğine, mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanığın aşamalarda samimi ve tutarlı savunmalarda bulunduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi, sanığın sabıksız oluşu ve yağma suçuna ilişkin delil bulunmaması sebepleriyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçenin somut olaya uygun olmadığına, Türkçe bilmeyen mağdur ...'nin sanıkların kendisinden para istediğini nasıl anladığını açıklayamadığına, mağdurlar ve tanığın kovuşturma aşamasında dinlenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdur ...'in ifadelerinde kendisinden para istenmediğini belirttiğine, yalnızca bir mağdurun soyut beyanlarına istinaden ceza verildiğine, görüntü inceleme tutanağının mağdurların iddialarını doğrulamadığına, mağdur ...'in sanıklara karşı tahrik edici hareketlerde bulunduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, mağdurların çelişkili beyanlarına istinaden ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kati hekim raporu aldırılmadan hüküm kurulmasının ihsas-ı rey niteliğinde olduğuna, mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için yeteri kadar süre verilmemesi sebebiyle adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının kısıtlandığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar Hakkında Şikâyetçi ...'a ve Mağdur ...'ya Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan İkişer Kez Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesi tarafından "17.06.2021 tarihinde sanıklar ..., ... ve ...'ın birlikte alkol aldıktan sonra geceden sayılan zaman dilimi içerisindeki saat 22:10 sıralarında Edirne ili, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde yürümekte olan mağdurları gördükleri, mağdur ...'un biraz geride kaldığı diğer mağdurlar ... ile ...'nin yanına giden sanıkların iki mağdurdan para istedikleri, uzakta bulunan diğer mağdur ...'dan ise para istemedikleri, mağdurlar ... ve ...'nin sanıklara para vermemeleri üzerine sanıklardan ...'ın incelenen görüntü kayıtlarına göre mağdur ...'e kafa attığı, sonrasında her üç sanığın birlikte tekme ve yumruklarla mağdur ...'i darp ettikleri, yine olay esnasında sanık ...'ın üzerinde taşıdığı kendisine ait olan ve adli emanette kayıtlı bulunan çakı bıçağı ile mağdur ...'i bıçaklayarak yaraladığı," kabulü ile sanıklar hakkında müşteki ...'a ve mağdur ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı ikişer kez mahkûmiyetlerine kararı verilmişse de; Sanıkların aşamalarda kavga olayını kabul etmelerine rağmen mağdur ve şikâyetçiden para istediklerine yönelik iddiaları istikrarlı şekilde kabul etmedikleri, kollukta olayın sıcağı sıcağına verilen beyanlara göre mağdur ...'nın "..sol tarafımızdaki sokaktan üç erkek şahıs bize doğru geldi. Bu üç şahıs hep birlikte Türkçe Para Para dediler. Ben de İngilizce anlamadığımı söyledim...", dediği, müşteki ...'un "... Olay sırasında bu üç şahıs benden kesinlikle para istemediler ve benim paramı almadılar.." dediği, temyiz dışı mağdur ...'un ise "..Ben arkadaşım ... isimli şahsa olayı sorduğumda bıçakla yaralayan ve kavga yapan üç erkek şahsın para istediğini söyledi..." şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından mağdur ... başta olmak üzere müşteki ve mağdurların mahkeme huzurunda dinlenilmeleri gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanıkların eylemlerinin mağdur ...'ya yönelik olduğu, müşteki ...'den para istediklerine dair dosyaya yansıyan ve mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, eylem sırasında mağdurlara yönelik cebir uygulanmasının da mağdur ...'nin direncini kırmaya yönelik olduğu anlaşıldığından, sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik tek bir nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mağdur ... ve müşteki ...'a yönelik iki ayrı nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, Olay günü sanıkların önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yol kesmek biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek” eyleminden söz edilemeyeceği gözetilmeden; 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d. bendi ile de hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/2927, K. 2026/3436, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-2927-e-2026-3436-k-e86babbf2a2b