Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/8961 E. 2024/4523 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8961
Karar No
2024/4523
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/306 E., 2021/525 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2019 tarihli ve 2018/134602 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2019/498 Esas, 2021/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2021/306 Esas, 2021/525 Karar sayılı kararı ile; "..Ancak; mağdurun ifadesinde araçta oluşan zararı kendisinin giderdiğini, sanığın zararı gidermesini istemediğini söylemesi nedeniyle şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki yasaya aykırı ise de, aleyhe yasa yoluna müracaat edilmediğinden bu husus eleştiriye konu edilmekle yetinilmiştir. Sanığı tekerrüre esas alınan Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/48 Esas sayılı ilamının incelenmesinde, sanığın TCK'nın 106/1-1. cümlesinden cezalandırıldığı, TCK'nın 106/1 cümlesinde yazılı tehdit suçunun hüküm tarihinden sonra 24/11/2016 tarih ve 6763 Sayılı Yasa ile uzlaşma kapsamına dahil suçlar arasına alındığı, bu nedenle infaz aşamasında uyarlama yargılaması yapıldığı takdirde sanık hakkında TCK'nın 58 maddesinin tatbik edilip edilmeyeceği, edilecekse başka bir ilamın esas alınıp alınmayacağı hususlarının 5275 Sayılı Yasanın 98-101 maddesi uyarınca mahkemesince değerlendirilebileceği kabul edilmiştir... " Hususlarında eleştiri yapılarak, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanığın yağma kastının bulunmadığına, vasıflandırmada hataya düşüldüğüne, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Mağdurun ifadeleri arasında çelişki bulunmasına rağmen bu beyana itibar edilerek mahkûmiyet kararı verildiğine, 4. Lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mağdur ...'un 35 . .... plakalı ticari taksinin sahibi olduğu, mağdur ... Bininci'nin ise söz konusu ticari taksiyi şoför olarak kullandığı, suç tarihi gece saat 04.00 sıralarında sanığın çalıştığı Maksim gazinosundan mağdur ...'nin çağrıldığı ve mağdurun söz konusu iş yerine gittiği, burada müşterinin gelmesini beklerken camları silmek için araçtan indiği, aracın kontak anahtarını üzerinde bıraktığı ancak kontağı kapattığı, aracın camlarını sildiği sırada sanık ...'in aracın şoför koltuğuna binip aracı çalıştırıp hareket ettiği, sanığın aracı götürmemesi ve durdurması için mağdur ...'un araca tutunduğu, sanığın bunu görmesine rağmen aracı durdurmadığı ve mağduru sürüklemeye başladığı, mağdur ...'un 20-25 metre kadar sürüklendikten sonra adli hekim raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde yaralandığı, aracı bırakmak zorunda kaldığı, sanık ...'in aracı alarak olay yerinde kaçıp gittiği maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir. 2. Sanığın suça konu ticari taksiyi izinsiz olarak alıp götürdüğüne dair ikrarını içeren beyanları dosyada mevcuttur. 3. Mağdurun beyanları dosyada mevcuttur. 4. Tanık M.K'nın, kovuşturma aşamasında değişmekle birlikte olayın sıcağı sıcağına kollukta verdiği, mağdurun araçla birlikte sürüklendiğine ilişkin beyanları dosyada mevcuttur. 5. Mağdurun basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığını gösterir adli hekim raporu dosyada mevcuttur. 6. Kolluk tarafından tutulan 21.11.2018 tarihli teslim-tesellüm tutanağında, olay tarihinde suça konu aracın direğe vurarak durduğu ve aracın içerisinden sanığın çıktığı ve aracın mağdur ...'a hasarlı bir şekilde teslim edildiği tutanak altına alınmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, özellikle sanığın aracı alarak olay yerinden kaçtığına yönelik ikrarını içeren savunması, mağdurun aracın camında sürüklendiğine ilişkin iddiasının adli hekim raporu ve tanık M.K.'nın kollukta verdiği beyanla doğrulanması ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2021/306 Esas, 2021/525 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/8961, K. 2024/4523, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-8961-e-2024-4523-k-12df2af802b3