Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/886 E. 2024/4739 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/886
- Karar No
- 2024/4739
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3391 E., 2022/2701 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. B. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 08.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm eleştirilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; tanığın soruşturma aşamasındaki beyanının atfı cürüm niteliğnde olduğuna, uyuşturucu maddenin hukuka aykırı elde edildiğine, sanık aleyhine şüpheden uzak kanıt bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Temyizin kapsamına göre; kolluğun ring görevi ifa ettikleri sırada tanık A.'ın sokak içerisinde beklediği görülerek durumundan şüphelenilerek göz takibine alındığı esnada yanına gelen sanığın cebinden çıkardığı bir cismi A.'ın eline vermesi üzerine yanlarına gidildiği, A.'dan elini açması istenildiğinde poşete sarılı halde metamfetamin ele geçtiği iddiasına ilişkindir. 2. Tanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ele geçen uyuşturucu maddeyi telefonla irtibat kurduğu sanıktan 100,00 TL karşılığında aldığını beyan ettiği; sanığın soruşturma aşamasında, tanıktan borç olarak aldığı 200,00 TL'nin 150,00 TL'si ile kullanmak için uyuşturucu alarak yanına geri geldiğini ve tanığın elinde bulunan uyuşturucu maddeyi aldığını; yargılama aşamasında ise ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olmadığını savunduğu; keşif yapılarak, olay yerinin Üç Horan Kilisesine 68 metre mesafede olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın aşamalarda çelişen savunmaları, sanığın tanığa uyuşturucu madde verdiği sırada görevlilerce görülmüş olması ve tutanak tanığının bu yönde beyanı alınmış olduğundan zorla getirme emrine rağmen kendisine ulaşılamayarak beyanlarının kovuşturmaya katkısı olmayacağı gerekçesi ile dinlenilmesinden vazgeçilen tanık A.'ın soruşturma aşamasındaki beyanları ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına, yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere eylemin gerçekleştiği yerin kiliseye 68 metre mesafede olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca arttırım hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Adli emanetin 2022/21889, 2022/19479 sırasında kayıtlı telefon, sim kart ve DVD'ler hakkında karar verilmemesi hususu, her zaman karar verilmesi mümkün görülerek eleştirilmiş, İlk Derece Mahkemesinin kararında, eleştiri dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, mahkemenin sübut gerekçesinin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, eylemin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesi ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin “12.12.2021” olarak yazılması gerekirken “12.11.2021” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve kanuna uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/3391 Esas, 2022/2701 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.