Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/24896 E. 2023/30 K. – Nitelikli Hırsızlı

Konu: Nitelikli Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24896
Karar No
2023/30
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Hırsızlık

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2007 tarihli ve 2007/59635 Soruşturma, 2007/11796 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 56 ncı maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi için kamu davası açılmıştır.

2. ... 3. Çocuk Mahkemesinin, 29.01.2009 tarihli ve 2007/180 Esas, 2009/50 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kilit açmak suretiyle hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. ... 3. Çocuk Mahkemesinin, 29.01.2009 tarihli ve 2007/180 Esas, 2009/50 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26.03.2013 tarihli ve 2011/35480 Esas, 2013/8215 Karar sayılı kararı ile; " 24.02.2007 tarihli olay tutanağını düzenleyen tutanak mümzileri S.V. ve İ.B'nin tanık olarak dinlenip suçun işlendiğine dair başka maddi deliller tespit edildikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespitinin gerekmesi" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. ... 3. Çocuk Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2013/422 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

5. Suça sürüklenen çocuğun, 04.09.2016 günü işlediği 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü maddesinin (b) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince hapis cezasına mahkum olması sonucu yapılan ihbar neticesinde ... 3. Çocuk Mahkemesi tarafından 26.11.2019 tarihli ve 2018/552 Esas, 2009/501 Karar sayılı kararı ile hüküm aynen açıklanarak suça sürüklenen çocuğun, 5237 Sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri, 1. Tutanağı düzenleyen tanıklar tarafından suça sürüklenen çocuğun kesin olarak teşhis edilemediği ve kesin teşhis olmadığı müddetçe ortada şüphe olduğu, ihtimaller üzerinden hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceği bu durumun ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan "Şüpheden sanık yararlanır." ve "Suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur." ilkesine de aykırılık teşkil ettiği,

2. ... 3. Çocuk Mahkemesinin, 26/11/2019 tarihinde vermiş olduğu karar ile kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuğun durumunu değerlendirmeksizin, açıklanması geri bırakılan hükmün aynısını hüküm olarak kurduğu ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuğun durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceği halde suça sürüklenen çocuğun yaşını ve sosyal hayatını dikkate almadan ve yasaya uygun davranmayarak hükmü aynen açıkladığına,

3. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ''Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.'' amir hükmüne aykırılık ile mahkumiyet hükmünün paraya çevrilmediğine,

4. Vesaire İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Tutanak tanığı olan görevli polis memurları İ. B. ve S. V., 24.02.2007 günü saat 19.30 civarlarında yaya olarak devriye görevlerini ifa ettikleri esnada mağdura ait aracın içerisinde üç kişinin olduğunu ve şoför mahallinde oturan kişiyi ise otomobili kurcalarken gördükleri, araca yaklaştıkları esnada ise şoför mahallinde oturan kişinin, suça sürüklenen çocuk olduğunu tam olarak görerek kovalamacaya başladıkları ve şahısların ellerinden kaçtığına dair tutanak düzenledikleri tespit edilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk ise kovuşturma aşamasındaki savunmasında atılı suçu inkar ederek mağduru tanımadığını söylemiştir.

3. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26.03.2013 tarihli ve 2011/35480 Esas, 2013/8215 Karar sayılı kararı sonrasında ise tutanak tanıkları ayrı ayrı dinlenmişlerdir. Tanıklar İ. B. ve S. V.'nin kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde suça sürüklenen çocuğu, karakolda daha önce işlem yapmaları sebebiyle bildiklerini bu nedenle kolaylıkla tanıdıklarını beyan ettikleri ve araç içerisinde şoför mahalinde gördükleri kişinin suça sürüklenen çocuk olduğundan emin olduklarına dair beyanda bulunmuşlardır.

IV. GEREKÇE 1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine ilişkin temyiz sebebi yönünden; ... 3. Çocuk Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/552 Esas, 2009/501 Karar sayılı kararında, tutanak tanıkları olan İ. B. ve S.V'nin, suça sürüklenen çocuğu diğer dosyaları sebebi ile tanıdıklarını söyleyerek, suça sürüklenen çocuğu kesin ve net olarak teşhis etmeleri ayrıca tanıklar ile suça sürüklenen çocuk arasında husumet iddiası olmaması nedenleriyle suçun sübutunda hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına aykırı olarak hükmün aynen açıklanmasına ilişkin temyiz sebepleri yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında koşulların bulunması halinde cezanın ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabileceği, oysaki suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla, hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak, suça sürüklenen çocuğun cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yönelik olan temyiz sebepleri yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Daha önce hapis cezasına mahkûm

edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." Suça sürüklenen çocuğa verilen sonuç hapis cezasının ise 1 yıl 3 ay olduğu anlaşılmakla, hukuka aykırılık görülmemiştir.

4. Vesaire bakımından temyiz sebepleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Çocuk Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/552 Esas, 2009/661 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/24896, K. 2023/30, T. 16.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2021-24896-e-2023-30-k-5f73c849fac4