Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/19820 E. 2012/709 K. – Hırsızlık, Kredi
Konu: Hırsızlık, Kredi Kartını Kötüye Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/19820
- Karar No
- 2012/709
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Kredi Kartını Kötüye Kullanmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Kredi kartını kötüye kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın hırsızlık suçunu gece vakti iş yeri eklentisi niteliğinde bulunan halı saha soyunma odasına girerek işlediğinin ve yakalandığında Şahin Akdeniz isimli gerçek şahsın kimliğini verdiği ve buna göre işlem yapıldığının anlaşılması karşısında;iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCY'nın 116/2-4; iftira suçundan ise 5237 sayılı TCY’nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 267. Maddesi ile uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nun 223/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında mağdurlar ... ... ile ...'ın ad ve soyadına yer verilmemesi, 16.8.2005 olan suç tarihinin iddianame ve gerekçeli karar başlığında 16.7.2005 olarak yazılması yerinde ilavesi ve düzeltilmesi mümkün görüldüğünden; iddianamede sanığın adı düzeltildikten sonra iddianamenin sanığa okunmaması,sanığın ilk oturumda gerçek kimliğini bildirip savunması da gerçek kimliğine göre alındığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “ malın değerinin azlığı ” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması; sanığın, Gebze İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince yakalanıp suçun işlendiği yer kolluk güçlerine teslim edilmek üzere Komutanlığın yemekhanesinde bekletildiği sırada çaldığı cüzdanları yemekhanenin değişik yerlerine sakladığı, ancak Jandarma görevlilerince yemekhanede yapılan aramada cüzdanların ele geçirildiği, sanığın yapılan üst aramasında da çaldığı paraların bir kısmı ile mağdurlar ... ve ... ...'e ait cep telefonlarının ele geçirilerek mağdurlara teslim edildiği, mağdur ...'dan çalınan cep telefonunun ise ele geçirilememesine rağmen kovuşturma aşamasında sanığın ailesi tarafından mağdurun zararının giderildiği ve mağdurun kısmi iadeye rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında; mağdurlar ...,... ..., ..., ... ve ... 'e yönelik hırsızlık suçları yönünden koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması, mağdur ...'a yönelik hırsızlık suçu yönünden ise etkin pişmanlığın kovuşturma aşamasında gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden verilen hükümlerin toplanmasına karar verilmesi, 2- Her bir suç için kurulan hükümlerin birbirinden bağımsız olduğu, bu itibarla 5237 sayılı TCY’nın 53.maddesinin her hükümde ayrı ayrı uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 53. maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hüküm fıkrasından,5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak her bir suç için kurulan hükümler yönünden ayrı ayrı olmak üzere “Sanığın,TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması;hüküm fıkrasından “cezaların toplanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” suretiyle,eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, I-Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCY'nın 61/8.maddesi uyarınca,temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla adli para cezasına hükmolunması, 2-Sanığın aynı kredi kartı ile birden fazla harcama yaptığı anlaşılmakla,koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCY'nın 43/1. Madde ile uygulama yapılmaması, 3-5237 sayılı Yasa hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden verilen hükümlerin toplanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.1.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.