Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/767 E. 2026/11471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/767
- Karar No
- 2026/11471
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1821 Esas, 2025/1990 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/31 Esas, 2025/99 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine yönünden başvurunun esastan reddine, davacı yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... ili, Gölpazarı ilçesi, ... 54... parsel ile ... Mahalle 89... ve 148 parsel sayılı taşınmazların tamamının tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; orman şerhinin tapu kaydına işlendiği tarih itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu ... 54... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/94 Esas sayılı dosyasında da tazminat davası açıldığını, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, taşınmazların herhangi bir bedel ödenmeksizin kadastro tespiti ile edinildiğini, herhangi bir bedel ödenmediğine göre davacı tarafın uğradığı herhangi bir zararın bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların konumu ve nitelikleri gereği bilirkişi raporunda ulaşılan değerin üzerinde bir rayiç bedelinin bulunduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; orman şerhinin tapu kaydına işlendiği tarih itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın herhangi bir bedel ödenmeksizin kadastro tespiti ile edinildiğini, kadimden beri orman sınırları içinde kalan taşınmazların kadastro tespitinde sehven davacı adına taşınmazların tescil edildiğini, herhangi bir bedel ödenmediğine göre davacı tarafın uğradığı herhangi bir zararın bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince davaya hakem sıfatıyla bakılarak yeniden keşif yapıldığı ve 04.06.2025 tarihli terditli bilirkişi raporunun hükme esas alındığının anlaşıldığı, bu türden dosyalarda tazminat miktarının belirlenebilmesi için öncelikli olarak taşınmazın vasfının belirlenmesi gerektiği, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taşınmazlar tarım arazisi niteliğinde olup, taraflar arasında bu hususta ihtilafın bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda net gelir yöntemine göre hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, ancak bilirkişi heyetince terditli olarak hazırlanan raporda arpa-nadas münavebe desenine ve %50 verim düşüklüğü oranına göre ayrı ayrı hesaplama yapılarak bunların ortalamasının alınmasının doğru görülmediği, Mahkemece ... ve kayalık alandaki verim oranının %50 düşük gösterilerek toplam tazminat bedeli olarak 7.870.687,94 TL'ye hükmedilmesi gerekirken ortalama rakamın esas alınması hukuka uygun olmadığından Dairelerince yeni hüküm kurulmasının gerektiği, davanın kısmi dava olarak açıldığı, ilk kaldırma kararı öncesi miktarın ıslahla artırıldığı, akabinde tamamlama harcı ikmal edilerek toplam 9.981.780,08 TL'nin talep edildiği, kaldırma kararı öncesinde yapılan ıslah ve sonrasında ikmal edilen tamamlama harcı üzerine 7.870.687,94 TL'ye hükmedilmesinin hukuka uygun olacağı gerekçesiyle davalı Hazine yönünden başvurunun esastan reddine, davacı yönünden başvurunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmazların tamamının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/118 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde geçmeksizin 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 24.10.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Dava konusu taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.