Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3247 E. 2026/11401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3247
Karar No
2026/11401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/196 Esas, 2025/343 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan şerhin silinmesi olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl dava ile kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden taleple bağlı kalınarak kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl dava davacıları ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 854 parsel sayılı taşınmazı şerhsiz olarak satın alarak malik olduğunu, tapu kaydına orman şerhi işlendiğini, taşınmazın tapuda hâlen davacı adına kayıtlı olduğunu, öncelikle orman şerhinin kaldırılmasını, olmadığı takdirde taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı ... İdaresi vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 854 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığını beyan ederek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Devlet Ormanı vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve husumetten reddi gerektiğini, aksi halde taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin de gözetilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarihli ve 2015/12 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararı ile asıl davanın davalı ... idaresi yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden kabulü ile 74.267,25 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacılara verilmesine, birleştirilen davanın kabulü ile ... köyünde kain 854 parsel sayılı 12.528,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın 990,23 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye 11.537,77 m²lik kısımdaki orman (satılamaz) şerhinin terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda getirtilen emsallerin satışlarının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra sonuçta piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı belirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.06.2024 tarihli ve 2022/44 Esas, 2024/339 Karar kararı ile bozmaya uyularak, asıl davanın davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine ve Hazine yönünden taleple bağlı kalınarak kabulü ile 74.267,25 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacılara verilmesine, birleştirilen davanın kabulü ile dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 20... parsel (eski 854 parsel) sayılı taşınmazın 21.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporundaki krokide (B) harfi ile gösterilen 990,23 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.06.2024 tarihli ve 2022/44 Esas, 2024/339 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, bozma sonrası dava konusu taşınmaz için belirlenen m² birim bedeli 95,33 TL’nin, ilk karar ile hükmedilen metrekare birim bedeli 75,00 TL’den daha yüksek olduğu ve ilk karara karşı asıl dosya davacıları tarafından temyiz başvurusunda bulunulmadığından 75,00 TL/m² bedelin davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, taleple sınırlı olarak taşınmazın bozma öncesi bedeline hükmedilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamış ise de dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 854 parsel sayılı 12.528,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonucu ... Mahallesi 8 20... parsel numarası ile 12.150,88 m² olarak tescil edildiği, bozma öncesi hükme esas alınan 21.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 990,23 m²lik kısmının Devlet Ormanı içerisinde kaldığı, bozma sonrası alınan 08.10.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda ise (4/B) harfi ile gösterilen 2098,53 m² yüzölçümlü kısmının orman kadastro haritalarında ... Ormanı parseli içerisinde kaldığı, 8 20... parsel sayılı taşınmazın ekli krokide sarı renkle boyalı ve (4/A) harfi ile gösterilen 10.052,35 m² yüzölçümlü kısmının orman kadastro haritalarında sarı renkle boyalı kültür arazileri içerisinde kaldığı tespit edilerek son celsedeki davacı beyanı uyarınca 990,23 m²lik kısmın bedeline hükmedildiği anlaşıldığından Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 20... parsel sayılı taşınmazın 08.10.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (4/B) harfi ile gösterilen 2098,53 m² yüzölçümlü kısmın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve asıl dosya davacılarının bakiye 1.108,30 m² orman alanı yönünden 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat davası açmakta muhtariyetine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde eski ada parsel numarası ve alan üzerinden hüküm kurulması ve dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kalan 10.052,35 m² yüzölçümlü kısmındaki orman şerhinin terkinine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın asıl davada davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine ve Hazine yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden tazminat talebi ile birlikte dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kalan 10.052,35 m²lik kısmındaki orman şerhinin kaldırılmasına karar verildiği ve bu talebin muhatabı ... olduğu hâlde, davalı ... İdaresi yönünden davanın husumetten reddi ile orman idaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, ilk karara karşı asıl dosya davacıları tarafından temyiz yoluna başvurulmadığından bedelin Hazine yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken bakiye 1.108,30 m² orman alanı yönünden 1007 nci madde uyarınca tazminat davası açmaktan muhtariyetine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, kalan bedelin tahsili için ek dava ya da yeni bir dava açılmasının mümkün olmadığını, hükümde hem şerhin kaldırılması hem de tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan şerhin kaldırılması talebinin orman idaresine yöneltilmiş olduğu dikkate alınmaksızın orman İdaresi yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelini yüksek olduğunu, arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, Hazine harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla asıl davada davacılar vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Asıl davada öncelikle orman şerhinin kaldırılması, olmadığı takdirde taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tahsili talep edilmiş olup davanın konusu kesinleşen orman tahdidi içinde kalan bölüme ilişkin olduğundan, orman tahdidi dışında kalan bölüm olan 10.052,35 m² yüzölçümlü kısımdaki orman şerhinin terkinine karar verilmemesi yerinde değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl davada davacılar vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı Hazine vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; asıl dava olan 2015/12 Esas sayılı dosyasına ilişkin (3) numaralı bendinin sonundaki “kaldırılmasına” kelimesi çıkartılarak yerine “terkinine ilişkin talebin reddine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3247, K. 2026/11401, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3247-e-2026-11401-k-91e943409526