Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3877 E. 2026/9711 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3877
Karar No
2026/9711
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2349 Esas, 2025/4197 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın davalı ... ile davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... ile davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 344 98... (imar uygulaması ile 919 24... ) parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "kreş alanı" olarak ayrıldığını ve davalı idare tarafından hukuken el atıldığını ileri sürerek belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili idareye ait tesis bulunmadığı gibi taşınmaza fiilen el atılmadığını, kreş alanlarının müvekkili idarenin sorumluluğunda olmayıp ... Bakanlığı ile belediyelerin sorumluluğunda olduğunu, davacıların taşınmazı edinme yöntemleri ve 5 yıllık kısıtlılık süresinin araştırılması gerektiğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada idari yargının görevli olduğunu, sorumluluğun davalı ... Bakanlığına veya 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun (5216 sayılı Kanun) 7 nci maddesi uyarınca ... Belediye Başkanlığına ait olduğunu, imar planındaki kısıtlamaların hak kaybı yaratmadığını, maliklerin taşınmaz üzerinde tasarruf haklarının devam ettiğini, bilirkişi raporundaki bedelin fahiş olduğunu ve davacıların intikal işlemini yapmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili belediyenin davaya taraf olmadığını, husumetin ...Bakanlığına ait olduğunu, kamulaştırma kararı alınmadığı gibi taşınmaza da el konulmadığını, mülkiyet hakkının kısıtlanmadığını, bilirkişi raporundaki bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... ile davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 30.000 m²nin altında olduğunu, bu nedenle kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığında olduğunu, imar planında kreş alanına isabet eden taşınmazda kamulaştırma sorumluluğunun ...Bakanlığına ait olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen değerin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında "Kreş Alanı" olarak ayrıldığı, daha sonra imar planlarının revize edildiği önce 915 82... parsele, daha sonra da 919 24... parsele şuyulandırılarak tescilin sağlandığı, keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın üzerinde imar planına uygun herhangi bir yapı veya müştemilatın bulunmadığı dava konusu taşınmazın etrafında 20 metrelik iki adet yol ile çevrili olup boş arsa görünümünde olduğunun bildirildiği, bu yönüyle fiilen el atılmamış olduğu anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "Kreş Alanı" olarak ayrıldığı, herhangi bir kurumun tahsis talebinin de bulunmadığı dikkate alındığında 5216 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince husumetin Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi raiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca harç maktu olarak belirlendiğinden davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin dahili davalı ... tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3877, K. 2026/9711, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3877-e-2026-9711-k-f7ce4b1cb9ac