Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3649 E. 2026/12143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3649
Karar No
2026/12143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/22 Esas, 2024/73 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Ankara ili, Bala ilçesi, ... Mahallesi 950 parsel (yenileme ile 72 81... parsel) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından ... Su Kanalı Projesi kapsamında kamulaştırma işlemi yapılmaksızın el atıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmazın el atılan kısmı ile irtifak tesis edilen ve kamulaştırmadan arta kalan alanların tespit edilerek el atıldığı 2007 yılından dava tarihine kadar taşınmazda meydana gelen zarar ve ürün kaybı için şimdilik 9.000,00 TL tazminat ve 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen 2012/142 Esas sayılı dosya davacısı ... kızı ... vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin Ankara ili, Bala ilçesi, ... Mahallesi, 950 parsel sayılı taşınmaza müşterek malik olduğunu, söz konusu taşınmaza ... Su Kanalı Projesi kapsamında davalı idarece Mart 2007 tarihinde kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak sureti ile taşınmazın el atılan kısmı ile irtifak tesis edilen ve kamulaştırmadan arta kalan alanların tespit edilerek el atıldığı 2007 yılından dava tarihine kadar taşınmazda meydana gelen zarar ve ürün kaybı için şimdilik 3.000,00 TL tazminat ve ecrimisil bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleştirilen 2018/282 Esas sayılı dosya davacıları vekili dava dilekçesinde özetle: birleştirilen 2012/142 Esas sayılı dosya davacısı ... kızı ... için kamulaştırma, irtifak ve ecrimisil alacağı olarak belirlenen 12.621,00 TL‘den bozma öncesi ıslah edilen 4.771,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 7.850,00 TL'nin ilk dava tarihi olan 17.07.2012 itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, asıl dosya davacıları için kamulaştırma, irtifak, ecrimisil alacağı olarak belirlenen 59.811,15 TL‘den paya düşen 42.722,25 TL’den bozma öncesi ıslah edilen 16.696,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 26.026,00 TL'nin ilk dava tarihi olan 21.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.07.2014 tarihli ve 2010/215 Esas, 2014/261 Karar sayılı kararı ile asıl davanın ve birleştirilen 2012/142 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 08.07.2014 tarihli ve 2010/215 Esas, 2014/261 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede ve yakın konumdaki 989 parsele ilişkin Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/62 Esas, 2014/89 Karar sayılı kararında taşınmaza kuru tarla olarak buğday, bostan münavebesi uygulanarak 2011 değerlendirme tarihi itibarıyla m² birim fiyatı 8,90 TL olarak kabul edilip bu bedel Dairemizce de uygun bulunduğundan taşınmazın nitelikleri dikkate alınıp, anılan dosyada belirlenen münavebe sisteminden ve metrekare birim fiyatından ayrılma sebepleri açıklanarak gerekçeleri belirtilmek suretiyle değerlendirme yapılmak üzere bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi ve bedeline hükmedilen, fen bilirkişi raporunda (pilon yeri , A2, A4, A5, B, C2, C3) harfleri ile gösterilen toplam 4.275,00 m² kısmın davacıların payına isabet eden bölümlerinin davalı idare adına tesciline karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.08.2022 tarihli ve 2017/194 Esas, 2022/220 Karar sayılı kararı ile asıl davanın ve birleştirilen 2012/142 Esas ve 2018/282 Esas davaların kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.08.2022 tarihli ve 2017/194 Esas, 2022/220 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu ... Mahallesi 72 81... parsel sayılı taşınmazda asıl ve birleştirilen davacıların paylarını asıl davacı ...’na devredip devretmediğini tespite yarar satış akit tablolaları ve tedavüllü tapu kayıtları getirtilerek, asıl ve birleştirilen davacıların paylarını asıl davacı ...’na devrettiklerinin tespiti halinde malik sıfatı kalmayan davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gibi asıl davada, dava dışı tapu maliki Nejla ve birleştirilen 2012/142 Esas sayılı dosya davacısı ... kızı ...’ndan gelen paylar mahsup edilerek kalan payın bedeline ve birleştirilen 2012/142 Esas sayılı dosyada ise yalnızca ... kızı ...’ndan gelen payların bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tapu maliki ... kızı ... ile tapu maliki ... mirasçısı ... kızı ... karıştırılmak suretiyle belirlenen bedele hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, bozma öncesi dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atılan zemin bedeli ile irtifak bedeli ve ecrimisile hükmedildiği ve bu husus bozmaya konu edilmediği halde, bozma sonrası davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek ilaveten değer kaybı hesaplanmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda, asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 08.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporunun infaza elverişli olmadığını, ekli krokide irtifak alanı B1 ve B2 toplamı 3.041,967 m² belirlendiği halde rapor içeriğinde 3.043,42 m² olarak belirtildiğini, krokideki alan ile hükümdeki alanın farklı olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2.Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Hükme esas alınan 08.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna elki krokide B1, B2 ve D harfi ile gösterilen irtifak alanları toplamı 4.184,325 m² olduğu hâlde, hükümde 4.185,77 m² olarak gösterilmesi hatalıdır.

4. Hükme esas alınan 08.07.2022 tarihli fen raporuna ekli krokide A1, C1 ve E harfi ile gösterilen alanların sayısal koordinatları bulunmadığından, A1, C1 ve E harfi ile gösterilen alanlar yönünden Dairemiz geri çevrilme ilamı sonrası dosya arasına alınan 04.02.2026 tarihli fen bilirkişi ek raporunun hükme esas alınması gerekirken yazılı şekilde infaza elverişli olmayan fen raporu uyarınca karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (2) numaralı bendindeki “ile belirtilen 2.072,71 m² lik kısım, B2 harfi ile gösterilen 970,27- m²' lik kısım ve D harfi ile gösterilen enerji nakil hattı 1.142,35 m² ' den oluşan toplam 4.185,77” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “B2 harfi ve D harfi ile gösterilen toplam 4.184,325” ibaresinin yazılması,

b) (3) numaralı bendinin başına “Fen bilirkişi” ibaresi çıkarılarak yerine “04.02.2026 tarihli ek fen bilirkişi” ibaresinin yazılması,

c) (4) ve (12) numaralı bentlerindeki “tarihli rapor” ibaresinden sonra gelmek üzere ayrı ayrı “ile 04.02.2026 tarihli ek rapor” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3649, K. 2026/12143, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3649-e-2026-12143-k-f05237448f59