Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/330 E. 2026/10901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/330
- Karar No
- 2026/10901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/576 Esas, 2025/812 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 290 15... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2022/367 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ve 2023/1964 Esas, 2023/2713 Karar sayılı kararıyla ile dava konusu taşınmazın öncesinde 2005 onaylı 1/1000 Uygulama İmar Planında "Kentsel Rekreasyon Alanı” olarak ayrılmış iken 2014 onay tarihli 1/5000 ölçekli revizyon imar planında "Ticari Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın bitişiğinde bulunan ve ... Toplukonut Alanı olarak ayrılan kısımda Pasifik İnşaatın şantiye binasının bir bölümünün taşınmaza girdiği, şantiye sahasına ulaşmak üzere toprak yol oluşturulduğu, şirket tarafından heyelan nedeniyle dava konusu taşınmazda teraslama işlemi yapıldığı, taşınmazın kuzeyinden geçen 15 m²lik imar yoluna ilişkin mevcut yol güzergahının dere yatağından geçecek bölümünde plan tadilatına gidilerek 2775 m²lik yolun kamu adına kayıtlı 3895 m²lik bölümden karşılanmasına dair 2018 tarihli ve 284 sayılı karar ile onaylanan ... no.lu parselasyon planının Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2018/1485 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, bu nedenle tapuda tescil işlemlerinin yapılamadığı, taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve istinaf edilmesi üzerine Daireye intikal ederek 2021/834 Esas sayısı ile Dairece incelemesi yapılan dosya içerisine celp edilen yazı cevabından 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7/b maddesi uyarınca ... Belediye Meclisinin 25.05.2021 tarihli ve 925 sayılı kararı ile kabul edilerek onaylandığı ve itiraz edilmediğinden kesinleştiği, bu arada taşınmazın ticari rekreasyon alanı olarak düzenlenmesine dair 1/5000 ölçekli ... Planının Ankara 7.İdare Mahkemesinde açılan davada mahkemenin 28.09.2021 tarihli ve 2021/456 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, ancak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ayakta olduğu, davalı idare tarafından taşınmaza herhangi bir yapı ve tesis yapılmadığı bu yönüyle fiilen el atmadan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, taşınmazın imar planındaki konumu ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının onay ve kesinleşme tarihinin 2021 yılı olduğu da dikkate alındığında hukuki el atmadan da bahsedilemeyeceği, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada aynı gerekçeler ile davanın reddine dair verilen kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/3135 Esas, 2019/1132 Karar sayılı ilâmı ile davacı tarafın istinaf itirazlarının esastan reddine karar verildiği, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2019/9192 Esas, 2021/2507 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği de dikkate alındığında davanın reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı idarece fiilen el atılmamış ise de uzun yıllardan beri yapılan imar-parselasyon planları ile dava konusu taşınmazın kamu hizmetine tahsis edildiği ve makul süre içinde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği sabit olduğundan kabul kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idareye yapılmış bir uzlaşma talebi olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulduğunu, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davacılardan ... dışındakilerin taşınmazdaki paylarını sattığını, bu davacılar yönünden davanın konusuz kaldığını, fen bilirkişi raporunun teknik olarak hatalı olduğundan hükme esas alınamayacağını, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, hükmedilen bedel için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının taşınmazı edindiği tarih araştırılarak taşınmazın imar durumunu bilip bilmediğinin anlaşılabileceğini, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca harç maktu olarak belirlendiğinden davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dairemizce yapılan incelemede; UYAP TAKBİS sisteminden yapılan tapu kaydı sorgulaması sonucunda, davacılardan ...'nın dava konusu taşınmazdaki payını 26.12.2024 tarihli ve 1 ... yevmiye numaralı satış işlemiyle, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın dava konusu taşınmazdaki paylarını 19.12.2024 tarihli ve 1 ... yevmiye numaralı satış işlemi ile dava dışı ...'e devrettiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yeni malik davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma nedenine göre şimdilik sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.