Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2511 E. 2026/11721 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2511
- Karar No
- 2026/11721
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/534 Esas, 2025/2124 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/66 Esas, 2023/431 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi 354 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemekle beraber fiilen el atıldığı iddiasıyla açtığı davada, fiilen el atıldığı iddia olunan kısımla beraber, arta kalan kısımda yapılaşmanın mümkün olması durumunda bu alanların bedelinin talep edilemeyeceğini, dava ve iddia edilen vakıaları kabul etmediklerini, ... tarafından kamulaştırmasız el atma durumunun söz konusu olmadığını ileri sürerek arz ve izah edilen nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçelerinde özetle; vekâlet ücretinin nispi verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arta kalan alana ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, idare tarafından fiili el atmanın söz konusu olmadığını, emsal değerlendirmesinin doğru yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerin içeriği dikkate alınarak el atmadan arta kalan kısmının yüz ölçümü ve geometrisine göre belirlenen değer azalış oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ve tazminat hesaplamasında esas alınan alanı 2.360,00 m² olduğu hâlde, karara 2473,85 m² olarak yazılması, dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra hukuken ve fiilen el atıldığı anlaşıldığından, proje bütünlüğü kapsamında değerlendirilerek, davada 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmolunması ve davacı yararına nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmolunması hatalı olduğundan davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen davada hükmedilen vekâlet ücretinde maddi hata yapıldığını ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekarar etmiş, ayrıca nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi 424 04... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın el atılan alanlardan arta kalan alanda yüz ölçümü ve geometrik şekli nazara alınarak uygulanan değer azalış oranı yerindedir.
4. Dava konusu taşınmaza 1983 sonrası fiilen el atıldığı ve proje bütünlüğü gözetilerek kalan bölümlerin bedeline karar verildiği anlaşılmakla, 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmaz hakkında açılan eldeki davaya ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davanın kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Birleştirilen Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/201 Esas sayılı dosyası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla 167.770,72 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi hata sonucu aza hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde bulunan "143.441,53 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması, yerine "167.770,72 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareye aşağıda yazılı kalan harcın iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.