Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2390 E. 2026/11719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2390
Karar No
2026/11719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1050 Esas, 2025/2096 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/883 Esas, 2024/194 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 21... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı tarafından enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz yere açıldığını, dava konusu parsel üzerinde enerji nakil hattı tesisi yapıldığı tarih itibari ile hak düşürücü süre kapsamı içinde kaldığını ileri sürerek davacının davasının süre nedeniyle ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ü gereğince harcın maktu yerine nispi belirlenmesinin doğru olmadığını, ayrıca taşınmaz üzerindeki enerji nakil hattı için usulüne uygun kamulaştırma yapılıp, kamulaştırma bedelinin eski malik adına bankaya yatırıldığını, dava konusu parsel üzerinde enerji nakil hattı tesisi yapıldığı tarih itibari ile hak düşürücü süre kapsamı içinde kaldığını, taşınmaza dava tarihindeki vasıfları itibarıyla değer biçilemeyeceğini, irtifak hakkı nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü çok az olmasına rağmen yüksek oranında değer düşüklüğünün yanı sıra yüksek miktarda bedel takdir ve tayin edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre irtifak hakkı bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen değer azalış oranının yerinde olduğu anlaşıldığı, ancak dosyadaki belgelere ve taşınmazın diğer hissedarı tarafından aynı davalıya aynı parsel için Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/723 Esas sayılı dosyada verilip Dairelerinin ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen karara göre dava konusu taşınmaza 1983 yılı öncesinde el atıldığından maktu harç yerine nispi harca hükmedilmesi hatalı olduğu gibi 1983 yılı öncesi el atmalarda maktu vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerekmekle beraber anılan hususun kamu düzeninden olmaması ve bu konuda davalı tarafça istinafta da bulunulmaması nedeniyle davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedildiği, ayrıca irtifak tesisine karar verilmekle birlikte infazda tereddüt teşkil edecek şekilde tapuya tesciline hükmedilmemesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki enerji nakil hattı için usulüne uygun kamulaştırma yapılıp, kamulaştırma bedelinin eski malik adına bankaya yatırıldığını, dava konusu parsel üzerinde enerji nakil hattı tesisi yapıldığı tarih itibari ile hak düşürücü süre kapsamı içinde kaldığını, taşınmaza dava tarihindeki vasıfları itibariyle değer biçilemeyeceğini, irtifak hakkı nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü çok az olmasına rağmen yüksek oranında değer düşüklüğünün yanı sıra yüksek miktarda bedel takdir ve tayin edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2390, K. 2026/11719, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2390-e-2026-11719-k-13c90da79c0a