Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1849 E. 2026/10326 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1849
Karar No
2026/10326
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1302 Esas, 2025/1929 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/485 Esas, 2025/131 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmaza acele el koyma kararı ile el atıldığını, ancak 6 aylık yasal süre içerisinde bedel tespit tescil davası açılmayarak ve yol yapılarak kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek dava tarihinden itibaren Anayasanın 46'ncı maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte işleyecek faizi ile tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet yönünden, dava tarihi itibari ile süre yönünden; görev ve yetki başta olmak üzere ilk itiraz konusu unsurlarının ve dava şartlarının değerlendirilerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; emsal olarak alınan taşınmazın kamu satışı olup bu nedenle emsal olarak alınmasını kabul etmediklerini, taşınmazın ana yola, ... alanına, adliye, üniversite ve diğer önemli yerlere yakın olması, mücavir alan içerisinde bulunması ve diğer ulaşım yerlerine yakın olması gibi hususlar dikkate alındığında emsal kıyaslamasının düşük hesaplandığının görüleceğini, kamulaştırma bedelinin tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve bu bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle uzlaşma prosedürünün uygulanması gerektiğini, emsal taşınmaz seçiminin doğru yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesince belirlenen tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan heyet raporunda uygun emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın metrekare birim değerinin 174,45 TL/m² olarak hesaplandığı, bu metrekare birim değeri üzerinden arsa vasfındaki taşınmaz için uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davaya konu taşınmaza yakın konumda Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazın arsa ve 2020 yılı için metrekare birim değerinin 167,90 TL/m² olarak belirlendiği, bu bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/9163 Esas, 2025/6037 Karar kararı kararı ile uygun bulunduğu, buna göre asıl ve birleştirilen dosyalarda davaya konu taşınmazın arsa kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve asıl dava tarihinin hüküm fıkrasında hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde geçen "28.02.2022" tarihinin çıkarılması, yerine "28.02.2020" tarihinin yazılması; "yasal faizi" ibaresinin çıkarılması, yerine "Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi” ibaresinin yazılması,

4. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde geçen "yasal faizi" ibaresinin çıkarılması, yerine "Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1849, K. 2026/10326, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1849-e-2026-10326-k-a81c0c009e44