Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1560 E. 2026/11480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1560
Karar No
2026/11480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4830 Esas, 2025/2285 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/331 Esas, 2024/30 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 81... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunu ve net gelir yöntemine göre değer tespiti yapılması gerektiğini, emsal taşınmazın emsal olma özelliğine sahip olmadığını, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz mukayesesinin doğru yapılmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın etrafının meskun olması, belediye sınırları içerisinde yer alması, belediye hizmetlerinden faydalanması dikkate alındığında arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemine göre değer tespiti yapılmasında yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, emsal olarak değerlendirilen Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 82... parsel sayılı taşınmazın 02.03.2021 tarihli ve 6504 yevmiye nolu satışının özel amaç taşımadığı, emsal olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın puanlama yapılmak suretiyle eksik ve üstün yönlerinin mukayesesinin yapılıp dava konusu taşınmazın daha değerli kabul edilerek dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 08.05.2023 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 501,27 TL/m² olarak tespitinin yerinde olduğu, arta kalan kısım için %20 değer azalışı verilerek tespit edilen bedelin kamulaştırma bedeline eklenmesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyveli ağaçların değerinin 2023 yılı verilerine göre hesabı gerekirken 2022 yılı verilerine göre hesabının yapılması hatalı ise de 2023 yılı verileri uygulandığında ağaç değerlerinin daha yüksek çıktığı, istinafa gelen tarafın sıfatı dikkate alındığında bu hususun Dairelerince dikkate alınmadığı, ağaçların maktuen değerinin tespiti yapılıp kamulaştırma bedeline eklenmesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki inşai muhtesatların değerinin 2023 yılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yapı ve Maliyet Cetveli'ne göre yıpranma payı da düşülmek suretiyle tespitinin yapılmasının yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu kanaati ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.

3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1560, K. 2026/11480, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1560-e-2026-11480-k-bb0514d81c41