Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5760 E. 2026/12624 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5760
- Karar No
- 2026/12624
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1894 Esas, 2026/52 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/216 Esas, 2024/132 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... ... 1 28... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen kamulaştırma bedelinin çok düşük kaldığını, dosyaya sunulan emsaller ve bilirkişi marifetiyle tespit edilen emsallerin değerlendirilerek objektif bir değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın emsal satışlara uygun gerçek değerinin tespiti ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın belirlenmesinde yakın tarihli satışların dikkate alınmadığını, emsallerle yapılan mukayesede belirlenen değer düşüklüğü ölçütünde soyut veriler kullanılarak fahiş rakamlar belirlendiğini, hükme esas alınan raporda fahiş oranda objektif değer artışı uygulandığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi ilamındaki eksikliklerin giderilmediğini, yeterince emsal araştırması yapılmadığını, kamulaştırma bedeli belirlenirken taşınmazın tamamında meydana gelecek değer kaybının tespitinin gerektiğini, dava konusu parsel için belirlenen bedelin düşük olması ve rapor doğrultusunda yanlış hesaplama yapılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında bulunan 22.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ... Mahallesinde bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmazın somut emsal kabul edilerek, dava konusu ve emsalin 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince uygulama görmemiş kadastral parsel olduğu, her iki parselin de kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı düşülmemesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi rayiçlerinin uyumlu olduğu, neticeten; bilirkişilerce yapılan mukayesesinde, dava konusu taşınmazın 28.08.2020 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 306,31 TL (eski irtifak değer düşüklüğü ile 303,25 TL) olarak belirlendiği, ilk kararı istinaf eden davalılar ..., ..., ..., ... ve davacı idare lehine kazanılmış hak gözetilerek, bu raporun hükme esas alınması ile kamulaştırma bedelinin 56.756,40 TL olarak kabulü ile kaldırma kararı öncesi takdir edilen kamulaştırma bedeli olan 47.796,20 TL' den acele kamulaştırma sırasında tespit edilen 23.368,10 TL bedelin mahsubu ile ödenmesi gereken 24.428,10 TL fark bedele 29.12.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 09.09.2021 tarihine, kaldırma kararı sonrası tespit edilen fark bedel olan 8.960,20 TL'ye ise 29.12.2020 tarihinden ikinci karar tarihi olan 30.04.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme kamulaştırma bedelinin 99.323,92 TL olduğu yazılmış ise de kazanılmış hak korunduğunda kamulaştırma bedelinin 60.678,16 TL olduğu ve idareye bu bedelin depo ettirildiği, ödeme hükmünün de bu bedel esas alınarak kurulduğu anlaşılmakla, davacı idare tarafından fazla yatırıldığı anlaşılan 3.921,76 TL'nin davalılar tarafından bankadan çekilmiş olması halinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemiş ise birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmediğinden istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin usuli kazanılmış hak ilkesini hatalı uyguladığını, kamulaştırma bedelinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, tek emsale dayalı değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki çelişkilerin giderilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçenin yetersiz olduğunu ve çelişkiler bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.