Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1436 E. 2026/11477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1436
- Karar No
- 2026/11477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5148 Esas, 2025/2306 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/100 Esas, 2024/24 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 90... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunu ve net gelir yöntemine göre değer tespiti yapılması gerektiğini, emsal taşınmazın emsal olma özelliğine sahip olmadığını, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz mukayesesinin doğru yapılmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın etrafının meskun olması, belediye sınırları içerisinde yer alması, belediye hizmetlerinden faydalanması dikkate alındığında arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemine göre değer tespiti yapılmasında yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ... Mahallesinden Dairelerinden geçen dosyalarda emsal olarak değerlendirilen Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 82... parsel sayılı taşınmazın 02.03.2021 tarihli ve 6504 yevmiye nolu satışının özel amaç taşımadığı, emsal olarak kabul edilmesinin yerinde olduğunun kabul edildiği, emsal olarak bu taşınmazın satışı alınması gerekirken başka bir mahalle olan ... ilçesi, ... Mahallesi 1 11... parsel sayılı taşınmazın 25.05.2018 tarihli ve 8409 yevmiye nolu satışı emsal alınması hatalı ise de 1 82... parsel sayılı taşınmazın 02.03.2021 tarihli ve 6504 yevmiye nolu satışının emsal alınması halinde taşınmazın metrekare birim fiyatının daha yüksek çıktığı, davacı aleyhine bir durum yarattığı, davalı tarafın istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle istinaf eden tarafın sıfatı dikkate alınarak bu hususun değerlendirilmediği, buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal kabul edilen taşınmazın puanlama yapılmak suretiyle yapılan mukayesesi sonucu dava konusu taşınmazın daha değerli kabul edilerek daha tarihi olan 03.05.2023 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 345,82 TL/m² olarak tespitinde usulsüzlük bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu kanaati ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.
3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.