Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1138 E. 2026/10276 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1138
Karar No
2026/10276
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3470 Esas, 2025/3841 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/513 Esas, 2024/461 Karar

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Dairece davacı idare vekilinin bir kısım davalılar yönünden istinaf isteminin dava değerinin her bir davalının payı yönünden karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle başvuru dilekçesinin reddine karar verilerek istinaf başvurusunun bu davalılar yönünden incelenmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın aleyhine bir durum oluşmadıkça Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf etme hakkı bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına göre davada davalı aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararından farklı aleyhine bir hüküm oluşturmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Kasabası ... 3 99... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek karşılığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/2399 Esas, 2024/4327 Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin bir kısım davalılar yönünden istinaf isteminin dava değerinin her bir davalının payı yönünden karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle başvuru dilekçesinin reddine, bir kısım davalılar yönünden ise istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesini 17.10.2024 tarihli ve 2024/2399 Esas, 2024/4327 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak davacı idarenin istinaf dilekçesinin bir kısım davalılar yönünden miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; istinaf incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın istinafı olanaklı bulunduğundan, işin esasına girilerek istinaf incelemesi yapılması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin yanılgılı değerlendirme neticesi miktardan reddine karar verildiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza %4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline dair verilen kararda İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek tespit edildiğini, uygulanan objektif değer artış oranının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı idarenin aynı temyiz sebeplerinin Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunulan dilekçelerinde belirtildiği bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1138, K. 2026/10276, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1138-e-2026-10276-k-c62babaa3fb3