Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9580 E. 2026/932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9580
Karar No
2026/932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3611 Esas, 2024/3305 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/123 Esas, 2023/378 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ...Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili ve davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ......... ili, ..., ...............Mahallesi 12 80... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ...Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; kıymet taktir raporunda yer alan değer tespitinin düşük olduğunu, taşınmazların konumları gereği çok değerli olduğunu, ......... ilinin büyükşehir statüsü kazandığından mahalle olduğunu, bulunduğu yer itibarıyla şehir merkezine ve............ İlçesine yakın yerleşik alan durumunda belediye hizmetlerinden yararlandığını, arsa niteliğinde kabulü ile emsal satışlar göz önüne alınarak değerlendirme yapılmasını, objektif değer artışlarının göz önüne alınması gerektiğini, tespit edilecek bedele faiz uygulanmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ...Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalılar ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalılar ... ile ... istinaf dilekçelerinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, sulu tarım arazisi vasfında olan dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirilip, aynı bilirkişi kurulunca arazi niteliğinde olan taşınmazın değeri konusunda 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen gelir metoduna göre değerlendirme yapılmasında isabetsizlik olmadığı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bildirilen verim miktarı ve fiyatlara ilişkin değer kriterleri kapsamı içerisinde kalınarak hangi nedenle % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranının uygulandığı hususunu açıklamaları doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın niteliği, konumu ve bilirkişi kurulu raporundaki özelliklerine göre %50 olarak belirlenen objektif değer arttırıcı unsur oranının mevcut duruma uygun olduğu, taşınmazın tapu kaydı üzerindeki takyidatın bedele yansıtılmasına karar verildiği ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, Anayasa Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un yasal faize ilişkin maddesini iptal ettiğini bu nedenle hükümdeki faize ilişkin bendinin kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi yerindedir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9580, K. 2026/932, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9580-e-2026-932-k-e75be83e5d34