Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2890 E. 2026/12357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2890
- Karar No
- 2026/12357
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/25 Esas, 2025/2417 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/137 Esas, 2023/175 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin ilk davada saklı tutulan kısmın bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... köyü 2 79... parsel (eski 135 parsel) sayılı taşınmazın 1.834,94 m²'lik hissesin 25.12.2002 tarihinde satın aldığını, 12.08.2010 tarihinde tapu kaydının beyanlar hanesine hisse hatası olduğuna dair şerh konulduğunu, müvekkilinin taşınmazdaki payında 16.655,85 m² hisse kaybının olduğunu, hisse hatasından kaynaklı zararın oluştuğunu, bu sebeple Hazine aleyhine Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/274 Esas, 2019/154 Karar sayılı ilamıyla hisse hatasından kaynaklı oluşan zararın 330.885,83 TL olduğunun tespit edildiğini, mezkur davada taleple bağlı kalarak 250.000,00TL tazminata hükmedildiğini, kalan 80.000,00 TL tazminatın 12.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle ek dava açmıştır.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılamayacağını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, tazminat koşulların oluşmadığını, taşınmazın satın alındığı tarih ile halihazırdaki zemindeki sınırlarının değişmediğini, davacının taşınmazın gerçek yüzölçümünü zemin durumundan bilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin temyiz ve karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleşen Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/2 74... /154 Karar sayılı kararında "davacının tapudaki adına kayıtlı 99461/... payın hatalı olduğu, 2 79... parsel sayılı taşınmazdaki payının .../... olması gerektiği, davacının pay hatasından kaynaklı 16.655,85 m² kaybının bulunduğu, hisse hatasından kaynaklı oluşan zararın 2010 yılı itibarıyla 330.885,83 TL olduğu, taleple bağlı kalınarak 250.000,00 TL tazminata hükmedildiği" belirtildiğinden, tüm bu tespitlerin davanın taraflarını bağlayacağı, ek dava için kesin hüküm oluşturacağı, asıl davada saklı tutulan 80.000,00 TL tazminatın 12.08.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacının çekişmeli taşınmazdaki hatalı olduğu belirtilen 99461/... payının halen üzerinde durduğu, payında düzeltme yapılmadığı, tapu kaydındaki hatalı olan payı düzeltilmeden tazminata hükmedilemeyeceği, ne var ki kısmi davada ve eldeki ek davada İlk Derece Mahkemesince davacının hatalı olan payı düzeltilmeden tazminata hükmedildiği anlaşıldığından davacının hatalı payının tapu kütüğünden terkin edilip .../... pay olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Ankara ili, ..., ... köyü 2 79... parsel (eski 135 parsel) sayılı taşınmazın davacının değişik tarihlerde satın almak suretiyle 50.769,24 m² adına tescil edilmiş olduğu, taşınmazdaki payının satılmak istendiğinde 34.113,39 m² payının olduğunun tespiti ile tapu müdürlüğünce 12.08.2010 tarihli tutanak ile hisse hatasının bulunduğunun bildirildiği ve taşınmazın beyanlar hanesine hisse hatası olduğu şerhinin işlendiği, eldeki ek davanın ise 10.10.2019 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.