Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/588 E. 2026/686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/588
- Karar No
- 2026/686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/474 E., 2025/1695 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/607 E., 2021/793 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin müflis bankanın müşterisi olduğunu, müvekkilinin müflis bankada döviz hesapları bulunmakta olup, davalı bankanın iflas etmesi üzerine 24.01.2018 tarihinde alacağın TL karşılığı olan 3.643.212,40 TL'nin iflas masasına kaydı için başvurulduğunu, müvekkilinin alacak kayıt talebinin 2.858.043,41 TL'lik kısmının kabul edilerek bakiyesinin reddedildiğini, belirtilen nedenlerle öncelikle alacağın döviz cinsinden sıra cetveline kaydedilmesine, TL olarak kaydedilmesi halinde ise reddedilen kısmın da kabulü ile iflas tarihindeki döviz kurları üzerinden toplam 3.632.212,40 TL olarak kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde, davacının müflis banka hesaplarındaki USD ve Euro tutarların müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi TCMB USD ve Euro alış kurları üzerinden TL'ye çevrilerek 2.858.043,54 TL alacağının bulunduğunun tespit edilerek alacağın sıra cetveline kaydedildiğini, 785.168,99 TL yönünden ise talebin reddedildiğini, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını bildirerek, davanın İİK'nın 235. maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açılmamış ise öncelikle usulden reddine, süresi içinde açılmış ise izah edilen nedenlerle esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas tasfiyesinin hukuka uygun şekilde yapılmasına hizmet eden kayıt kabul davalarında alacağın yabancı para üzerinden masaya kaydının mümkün olmadığı, davacının yabancı para alacağıyla ilgili iflas tarihindeki döviz satış kurunun esas alınmasının, emredici olan genel hükümlere ve uygulamaya uygun olduğu, kayıt kabul hesaplamasında işlemiş faiz tutarları ve yabancı para alacağına ilişkin diğer faizinin TL'ye dönüştürülmesinde davalı müflis bankanın lisansının kaldırıldığı tarih değil, davalı müflis bankanın iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihindeki döviz kurlarının esas alınması gerektiği, bu noktada TMSF-Fon Kurulu'nun almış olduğu kararın yasal bağlayıcılığının bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının kayıt kabule esas olan alacağının döviz cinsinden sıra cetveline kaydına dair asli talebinin reddine, TL cinsinden sıra cetveline kaydına dair fer'i talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı iflas idaresi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yabancı para cinsinden olan alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. Merkez Bankası efektif döviz satış kuru esas alınarak hesaplanması gerektiği, mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi gözetilerek emsal Yargıtay ilamında belirtilen usule uygun olarak karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının yabancı para alacağının masaya aynen kaydı talebi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalı bankanın Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davacının alacağının döviz cinsinden sıra cetveline kaydına dair asli talebinin reddine, TL cinsinden sıra cetveline kaydına dair feri talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde, davacının döviz hesaplarının müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarih itibariyle döviz alış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilmesinin gerektiğini, TMSF fon kurulunun birinci alacaklılar toplantısı yerine kaim olmak üzere verdiği 10.05.2018 tarihli kararın dikkate alınması gerektiğini, yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt kabulü hususunda İİK'da açık hüküm olmamakla birlikte, bankacılık kanununda düzenlemeler getirildiğini, BDDK'nın el koyma kararı sonrasında müflis bankanın banka statüsünün kalktığını, dövizi kullanamayacağından finansal işleyiş gereği ve BDDK'nın finansal karşılıklar kararnamesine göre TL'ye geçmek zorunda olduğunu, 5411 sayılı Kanun'un 106/5. maddesi gereği fona bankayı tasfiye etme görevi verildiğinden ve maddede hariç tutulan yetkiler dışında esasa dair karar verme yetkisi fona ait olduğundan çıkarılan yönetmelikle iflasa ilişkin düzenlemeler yapıldığını, kur farkına dair alınan kararın fon kurulunun yetkisinde olduğunu, müflis bankanın İİK hükümlerine göre değil, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre tasfiye edildiğini ve Bankacılık Kanunu'na göre çıkarılan yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 5411 sayılı Kanun'da 106/5. madde ile faaliyet izninin kaldırılmasının sonuçlarının iflasın sonuçları ile aynı doğrultuda düzenlendiğini, bankaların iflasına dair özel düzenleme yapıldığından özel kanunun genel kanundan önce uygulanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı iflas idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.