Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9279 E. 2026/5036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9279
Karar No
2026/5036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1041 Esas, 2025/714 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/125 Esas, 2023/25 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ve davalı ... Başkanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ..., ... Mahallesi 65 08... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaza ağaçlandırma ve stabilize yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, el atmanını kalıcı nitelikte ve kamusal hizmete tahsis amaçlı olduğunu, dava konusu taşınmazın fiilen el atılan kısmı dışında kalan, fiilen kullanımı mümkün olmayan ve imar planı gereği de davalı idarelerin sorumluluğunda bulunan kısmından da yararlanmanın mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda proje bütünlüğü ilkesi dikkate alınarak bedeli karşılığında davalı idarelere bırakılmasını talep ettiklerini beyan ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ..., ... Mahallesi 6508 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaza ağaçlandırma ve stabilize yol yapmak suretiyle fiilen el atması nedeniyle taraflarınca Bursa 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/125 Esas sayılı dosyasıyla kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile ... Belediye Başkanlığının taşınmazın bir kısmının tazmininden sorumlu olduğunun tespit edildiğini öncelikle aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması sebebiyle işbu davanın Bursa 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/125 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL kamulaştırmasız el koyma tazminatının ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, davalı belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davalı belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesi özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen m² birim bedelinin oldukça düşük olduğunu, bölge itibari ile serbest alım satım değerlerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin çok üstünde olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi özetle; dava konusu yerde müvekkili belediye tarafından fiili el atma olarak nitelendirilecek şekilde imalat yapılmadığını, parsele müdahale edilmediğini, el atma kısımlarında inşaat çalışmaları olduğunu, taşınmazın metrekare birim bedelinin yüksek tespit edildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi özetle; mahkemece eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu edilebilir nitelikte olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, kararda belirlenen metrekare birim bedellerinin yüksek ve fahiş olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Metro Kuzeyi Uygulama İmar Planı kapsamında " Spor Alanında " kaldığı, taşınmazın imar parseli olduğu, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda krokide A harfi ile gösterilen 576,62 m²lik kısma stabilize yol, B harfi ile gösterilen 1623,24 m²lik kısma dolgu yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, A ve B ile gösterilen kısımlar yönünden sorumlu idarenin ... olduğu, fiilen el atılan bölüm dışında kalan ancak imar planında bulunan C harfi ile gösterilen 5.976,73 m²lik ve D harfi ile gösterilen 11.711,57 m²lik bölümlerin de proje bütünlüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve bu kısımlara ilişkin sorumluluğun Büyükşehir Belediyesinde olduğunun kabulü ile arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin, fiilen el atılan ve fiilen el atılmasa dahi imar planında kamuya tahsisli olan kısım için belirlenen bedellerin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu ancak 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği, 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmadığından kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan, fiilen el atılmamakla birlikte proje bütünlüğü kapsamında bedeline hükmolunan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesince karar ilam harcının maktu olarak belirlenmesi doğru olmadığından ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş ayrıca bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş ayrıca vekâlet ücreti ve harcın maktu hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 65 08... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.

5. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının ... Belediyesi yönünden uygulama imkanı bulunmadığından bu idare yönünden verilen karar yerindedir; ancak ... yönünden yapılan incelemede idarece taşınmaza alınan rapora göre fiilen atılmadığı, idarenin sorumluluğunun 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinden kaynaklandığı anlaşıldığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasına göre maktu karar harcı alınması gerekli olup kararın bozulması gerekir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı ... Başkanlığının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (A-5) numaralı bendinin çıkarılması, yerine "Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin ve ıslah harcı toplamı olan 350,68 TL'den mahsubu ile bakiye 264,72 TL'nin davalı ... Başkanlığından alınarak Hazineye gelir kaydına , " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'ndan aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9279, K. 2026/5036, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9279-e-2026-5036-k-2dc2830e8133