Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1450 E. 2026/898 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1450
Karar No
2026/898
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1450 - 2026/898 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1450 KARAR NO : 2026/898

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.09.2024 NUMARASI : 2023/814 Esas 2024/632 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.06.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 17.03.2023 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olup eksper raporunda 97.673,71 TL hasar bedeli belirlendiğini, ancak hasar gören aracın bazı parçalarının orijinal yerine yan sanayi, eşdeğer veya çıkma parçalarla yapılması ve iskonto uygulaması nedeniyle davacının bakiye hasar bedeli alacağı doğduğunu, araçta ayrıca değer kaybı meydana geldiğini ve onarım sürecinde araçtan mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50,00 TL bakiye hasar bedeli ve 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...’dan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında değer kaybı talebini 53.081,20 TL olarak ıslah ederek 26.968,00 TL’lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan kısmının davalı ...’dan, bakiye hasar bedeli talebini 4.641,71 TL olarak ıslah ederek davalı ...’dan, araç mahrumiyet bedeli 16.450,00 TL ıslah ederek davalı ...’dan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından aracın onarımına ilişkin davacı ve tedarik firmalarına 93.245,82 TL ödeme yapıldığını, değer kaybının Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davaya karşı cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasarı bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkin olduğu, 11.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olup diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı vekilinin talebi de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 4.641,71 TL bakiye hasar miktarının davalı ...'dan kaza tarihi olan 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 16.500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...'dan kaza tarihi olan 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 54.081,20 TL değer kaybı bedelinin taleple bağlı kalınarak 26.968,00 TL'sinin davalı ...'dan kaza tarihi olan 17.03.2023, davalı sigorta şirketi için ise 07.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 27.113,20 TL değer kaybı bedelinin ise davalı ...'dan kaza tarihi olan 17.03.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunda iskonto uygulanmadan parça ve işçilik ücretleri hesaplandığını, ticari yaşamın olağan akışı kapsamında davalı sigortanın makul nitelikteki parça tedarik ve işçilik indirimini kullanabilme olanağının olduğunun kabulü gerektiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının piyasa rayici üzerinden belirlenmediğini, belirlenen değerin dayanaktan yoksun olup bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, sigorta şirketi tarafından aldırılan rapordaki değerin reel değer kaybı olarak tespit edildiğini, Yargıtay uygulamaları göz önüne alınarak kaza tarihindeki değer kaybının hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda davalı sürücüye % 100 oranında kusur atfedildiğini, diğer sürücülerin kusuruna bakılmadan davalının asli kusurlu bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı kazada davacının aracının hasar gördüğünü belirterek bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden dava dilekçesinde 17.03.2023 tarihinde meydana gelen kazada hasar gören davacıya ait aracın bakiye hasar bedeli talebine ilişkin olarak davacıya ait aracın onarımında bazı parçaların orjinal yerine yan sanayi, eşdeğer veya çıkma parçalarla yapılması, yedek parça ve işçilik bedellerinde iskonto uygulanması nedeniyle davacının hasar bedeli alacağı bedeli oluştuğu ileri sürülerek talepte bulunulduğu, davalı sigorta şirketinin 11.06.2024 tarihli cevabi yazısında davacıya ait araç hasarı nedeniyle anlaşmalı tamirhanelere hasar bedelinin ödendiğinin belirtildiği, hükme esas alınan 11.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait ... plakalı araç ile ilgili olarak düzenlenmiş ekspertiz raporlarındaki tespitlere ve sigorta şirketi tarafından tedarikçi firmalara ödenen tutarlara ilişkin fatura bilgilerine yer verildikten sonra faturalar nazara alındığında toplam hasar tutarının 93.032,00 TL olduğu, ekspertiz raporundaki tutarın ise 97.673,71 TL olduğu, iki tutar arasındaki farkın bakiye hasar miktarı olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi gerekir. Haksız fiil sorumluluğunda TBK'nın 50/1. maddesindeki "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." maddesi gereğince, haksız fiil nedeniyle zarara uğradığını iddia eden tarafın kusuru, zararı ispatlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup, zararı ispat yükü TBK'nun 50. maddesi gereğince zarar görene ait olduğundan davacı, dava dilekçesinde talep ettiği zararları ispatlamakla yükümlüdür. Bu durumda davacıya ait aracın onarım bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği bildirildiğinden öncelikle davacının bakiye hasar bedeli talebinin açıklattırılması, orjinal parça yerine yan sanayi, eşdeğer veya çıkma parça kullanıldığı iddiası var ise bu yönde davacıya 6098 sayılı TBK'nin 50/1. maddesi hükmü nazara alınarak zararı ispat imkânı tanınması, gerektiğinde bu yönde makine mühendisi bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile düzenlenmiş rapor esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede nispi metot uygulandığı belirtildiği, davacıya ait aracın hasarlı ve hasarsız değerleri belirtildikten sonra raporda belirtilen formüle göre değer kaybı hesaplaması yapıldığı, raporun bakiye hasar bedeli ve değer kaybı yönünden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak düzenlenmediği ve hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir. Bu durumda davacıya ait araca ilişkin ekspertiz raporları, fotoğraflar, hasar dosyası ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle makine mühendisi bilirkişiden kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, kaza nedeniyle oluşan hasar tutarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, aracın kaza tarihi itibariyle kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak değer kaybı belirlenmesi için gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1450, K. 2026/898, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1450-e-2026-898-k-dc56bdec53a1