Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/321 E. 2026/742 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/321
- Karar No
- 2026/742
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/321
KARAR NO:2026/742
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/01/2021
NUMARASI:2016/420 Esas, 2021/54 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:04/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki dekorasyon sözleşmesine dayalı olarak davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 30/05/2014 tarihli adi yazılı Genel Dekorasyon Sözleşmesine binaen davalıya ait villanın tasarım ve dekorasyon işlerinin yapımı hususunda 800.000,00 bedel karşılığında anlaşıldığını, anılan sözleşmenin 9. Maddesinde işin bedeli, 10. Maddesinde ise imalet maliyetlerine ilişkin bedellerin ne şekilde ödenmesi gerektiğinin düzenlediğini, ancak davalı tarafın ödemelerini yapmadığını,iş sahibince atanacak olan denetçinin kontrolüne binaen ödemelerin yapılacağının kararlaştırılmış olmasına rağmen; işin gecikmesinde davalı yanca atanması gereken kontrol amirinin geç atandığını, yine işin aşamalarının tamamlanmasına rağmen;davalının projede değişiklik yoluna gittiğini ve yapılan işin kabulünü geciktirdiğini ve ödeme yapmayarak kusurlu davrandığını, karşı tarafa noterlik kanalı ile ihtarname gönderdiklerini, yine herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına işin tamamlanan kısmı bakımından delillerinin ve hakedişlerinin tespiti istemli olarak Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinden tespit yaptırdıklarını, ilgili dosyada düzenlenen raporda 473.608,43 TL sözleşme kapsamında imalat yapıldığı, sözleşmede yazılı olmayan anacak daha sonra taraflar arasındaki mutabakata binaen yapılan mutfak ve bina genel havalandırma sisteminin yapımı işinin ise 100.848,00 TL tutarında olduğunun tespit edildiğini, Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yasal takibe geçildiğini, davalının borcunu ödemediğini açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; davalının Katar vatandaşı olduğunu, arkadaşları ile birlikte Silivri’den arsa alarak konut yaptırmak istediğini, binanın kaba inşaatı bitirildikten sonra ise “...-...-...” isimli kişi ile 30.05.2014 tarihinde yaptığı “Genel Dekorasyon Sözleşmesi” kapsamında tüm ince işlerin yapımı konusunda bir sözleşme yaptığını, ancak bu kişinin verilen sürede işi yapmaması nedeniyle söz konusu sözleşmenin feshedildiğini, bunun üzerine Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/7 D.İş sayılı tespit dosyası ile binada tespit yaptırıldığında; davalı tarafından yükleniciye 360.000,00-TL fazla ödeme yapıldığı, aslında yüklenici tarafından yapıldığı iddia olunan tüm işlerin bedelinin 180.000,00-TL olabileceğinin, tüm bu imalatların hatalı ve fen kurallarına aykırı olup işlevleri bulunmadığı, bu hatalı imalatlar nedeniyle taşınmazın su alması üzerine taşınmazın kaba inşaatının dahi zarar gördüğünün tespit ediliğini, davalının zararının artmaması için işin bir an önce bir başka yükleniciye verilerek yaptırılması yoluna gittiğini, bu kez çok daha büyük bir meblağ ile taşınmazdaki hatalı tüm imalatların sökülerek yeniden yapılması için yeni bir yüklenici ile anlaşıldığını, bu sırada taşınmazda ... tarafından yapılan projeye aykırılıklar nedeniyle hem Cumhuriyet Savcılığı nezdinde aleyhine imara aykırılıktan dava açıldığını, hem de idari para cezasına mahkum edildiğini, taraflar arasında yapılan 30.05.2014 tarihli sözleşme incelendiğinde; tüm işin 5 ay içerisinde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, belirterek; dava şartları yokluğundan ve esastan reddini ve davacı yanın %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece 20.01.2021 tarihli karar ile; taraflar arasındaki 30.05.2014 tarihli dekorasyon sözleşmesi bulunduğu, işin teslim süresinin 5 ay olarak kararlaştırıldığı, ücretin 800.000TL olarak belirlendiği, işin başlangıcında yüklenicinin peşinat olarak 160.000TL ödediği, ödemelerin nasıl yapılacağının aşama aşama belirtildiği, taraflar arasında yazışma ve ihtarların olduğu, davacı tarafın davalı taraftan sözleşmenin feshini talep ettiği, davalı tarafın sözleşmenin feshini olumlu karşıladığı, davalı tarafça davacı tarafa yapılan ödeme miktarında uyuşmazlık olmadığı, ödeme miktarının 360.000TL olduğu, davacı tarafın işi süresinde bitirmediği, dosyaya alınan ikinci heyet raporuna göre, gerek davacı tarafın gerekse davalı tarafın yaptırdıkları delil tespit raporlarının uyum içinde oldukları, ancak bu iki raporun değerlendirmede ayrıldıkları, 2015/2 D.İş dosyasında yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatların kalem kalem metrajları belirlenerek ve imalat kalemlerinin birim fiyatları ilgili faturadan alınarak davacının hak edişinin düzenlendiği, bu nedenle bu rapora itibar edilebileceğini, 2015/7 değişik iş dosyasında ise imalat kalemlerinin mertaj ve birim fiyatlarının belirlenmeden davacının hak edişinin her hangi bir belgeye dayanmadan 180.000TL olarak değerlendirilmesine bilirkişi heyetinin katılmadığı, ayıplı imalata ilişkin bilirkişi heyetinin %10 oranında kesinti yaptığı buna göre alacak miktarının hesaplandığı, davalının cevap dilekçesi içeriğinden davaya konu taşınmazda, davacı dışında başka yükleniciler ile de anlaşılarak işin yaptırılması yoluna gidildiğinin anlaşıldığı, davaya konu yerde tekrardan keşif yapılmasının sonuca etki etmeyeceği, ikinci bilirkişi heyetinin dosya kapsamındaki belgelere göre değerlendirme yaptığı ve gerek davacı gerekse davalı tarafın yaptırdığı değişik iş tespit dosyalarındaki hesaplama farklılığının açıklandığı, raporun denetime ve hükme elverişli olduğu,raporda hesaplanan alacak ile bu alacağa, davacı tarafın davalı tarafı Büyükçekmece ... Noterliği ile gönderildiği ihtarname ile temerrüde düşürdüğünden, bu ihtardaki süre ile temerrüte düşmesi sebebiyle kabul edilen alacak üzerinden %9 yasal faiz uygulanarak hesap edilen işlemiş faizin de dikkate alındığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; davalının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 157.010,79 TL asıl alacak, 2.013,17 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 reskont faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatı, davalının kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Yargılamanın eksik ve hatalı; verilen hükmün de gerekçesiz olduğunu,
2- Kök rapora itirazları sonucu alınan ek raporda teknik itirazlarına tek kelime ile dahi yanıt verilmediğini, hükme esas alınan raporların karar vermeye yeterli olmadığını, yeni bir bilirkişi kurulu oluşturarak yeniden inceleme yapması gerektiğini,
3-Sözleşme konusu işlere ilişkin her bir iş kaleminin; teklif bedeli üzerinden %33,3 oranında indirim yapılarak fiyat belirlendiğini ve belirlenen götürü bedel üzerinden sözleşme yapıldığı sabit olmasına rağmen, bu indirimli teklif birim fiyatlarını hiç dikkate alınmadığını, hatta, dosya içerisinde projeler mevcut iken bu projelerdeki metrajların dahi dikkate alınmadığını,
4- Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/7 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporununda dikkate alınmadığını,
5-Kabul edilmesi mümkün olmayan Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/2 D.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun; davacı yanın, gerçeğe ve taraflar arasındaki teklif birim fiyatları ile sözleşme hükümleri ile sözleşme fiyatına aykırı beyanları asılmış gibi kabul edilerek; hiç bir metraj içermeden hazırlandığını,
6-Sözleşmenin feshinden sonra düzenlendikleri sabit olan faturaların esas alındığını ayrıca ki bu faturalar esas alınırken de açık hatalar yapıldığını,
7-Tekliften %33,3 oranında indirim yapılarak; işlerin tamamının 800.000,00-TL götürü bedel ile yapımı konusunda mutabık kaldıkları dikkate alındığında; sözleşme gereği bu işin yapım bedelinin teklif birim fiyatından %33,3 oranında tenzilat yapıldığında, 20.010,00-TL olduğunun açıkça ortaya çıktığını,
8-Bilirkişi raporunda belirtilen “....kaşeli dış cephe faturasının 03.02.2015 tarihli olduğu, sözleşmenin haksız fesih tarihi ise 26.12.2014 tarihi olduğu, söz konusu fatura tarihinden aylar önce, davacı yan bu işe ait sözleşmeyi feshettiğini,
9-Henüz yapılmayan işlerin; en çok harcama yapılması gereken imalatlar olup, yapıldığı iddia olunan işlerin bedellerinin sözleşme bedelinin ¾ ü kadar olduğunun kabul edilmeyeceğini,
10-Davacı yanın yapıldığını iddia ettiği imalatların bedellerinin; sözleşme bedeli dikkate alındığında 5 katı fahiş olduğunu,
11-Davacı yanın bu yaptığını iddia ettiği imalatların tamamına yakınının da, tamamen kusurlu ve düzeltilmesi mümkün olmayan imalatlar olduğunu, bütün bu hatalı imalatların sökülüp yeniden yapılması için yeni yüklenicisine hem sökme ve hem de yeniden imal bedeli ödemek zorunda kalındığını,
12-Yapılan işlerin tamamen kusurlu olup, %70 oranında yenilenmesi gerektiğinin tespit edilmesine karşın; bilirkişi raporunda yapılan imalatların ayıplı olduğunu kabul edilerek %10 nefaset indirimi yapılması gerektiğini belirtmelerinin kabul edilemeyeceğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında; 30/05/2014 tarihli adi yazılı Genel Dekorasyon Sözleşmesi akdedilmiştir.Dosya kapsamından davanın taraflar arasında, davalıya ait villanın tadilatı işinden kaynaklandığı, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı, bu itibarla davalının taraf yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayan, satın aldığı villayı tadil ettiren tüketici konumunda olduğu,Tüketiciye karşı, hizmet veren durumundaki davacının açacağı alacak davasında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, görevin kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; mahkemece Tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,
2-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/01/2021 tarih, 2016/420 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.