Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9024 E. 2026/3280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9024
Karar No
2026/3280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/342 Esas, 2025/1931 Karar KARAR : Ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/546 Esas, 2023/311 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 514 23... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden dava tefrik edilerek eldeki dosya üzerinden yargılamasına devam olunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu maliklerinin fazlalığı nedeniyle tefrik kararı verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ödenecek bedelin güncellenmesi gerektiğini, davalı lehine nispi vekâlet ücreti verilmemesinin hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekiline, mahkemenin gerekçeli kararı 26.07.2023 ve davacı tarafın istinaf dilekçesi 02.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, adı geçen davalı vekili istinaf dilekçesini 2 haftalık istinaf süresi geçtikten sonra 21.08.2023 tarihinde verdiği anlaşıldığından, davalının istinaf yoluna başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine, davacı idare vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde ise dava konusu taşınmazın paydaşlarınca açılan dava sonucu Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/681 Esas, 2017/63 Karar sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmaza Eylül 2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 860,00 TL/m² birim bedelin uygun bulunduğu ve temyiz incelemesinde bu kararın onandığı, iş bu dosyada ise dava konusu taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen 1.326,00 TL/m² birim bedelin inandırıcı olmadığı gerekçesiyle bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan ek raporda kök raporda değerlendirmenin sehven 2019 yılına göre yapılması nedeniyle metrekare değerin fazla belirlendiği, dava tarihi olan Eylül 2015 tarihi itibarıyla birim metrekare değerinin 860,00 TL/m² olduğuna ilişkin ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar etmiş, ayrıca süre sonunun adli tatile denk gelmesi ve usul hükümlerine aykırılık nedeniyle istinaf mahkemesi kararının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamından; davalı vekiline İlk Derece Mahkemesi kararının 26.07.2023, davacı idarenin istinaf dilekçesinin ise 02.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 6100 sayılı Kanun'un 345 nci maddesi uyarınca, 2 haftalık istinaf başvuru süresinin bitiminden sonra 21.08.2023 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre açılan eldeki dava işin niteliği gereği 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ivedi işlerden olup adli tatilde görülmeye devam edilen bu davalarda süreler adli tatilde işlemeye devam edeceğinden süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmesi yerindedir.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9024, K. 2026/3280, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9024-e-2026-3280-k-01d538d65d6b