Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8581 E. 2026/704 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8581
- Karar No
- 2026/704
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2 Esas, 2025/373 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/418 Esas, 2024/802 Karar
Taraflar arasındaki fiili kullanımdaki hata nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilip Yargıtay Hukuk İşleri İnceleme Kurulu tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilen dosyada; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların komşu parsellerde bağımsız bölümleri bulunan birer komşu olduklarını, davacının ...Mahallesi 162 95... parsel sayılı taşınmazda 9 nolu bağımsız bölüm maliki; davalının ise aynı yerdeki 250 73... parsel sayılı taşınmazda 6 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, tapu kayıtları bu şekilde olmasına rağmen tarafların, birbirlerinin dava konusu bağımsız bölümlerini fiilen malik olarak kullanmakta olduğunu, bir başka deyişle tapu kayıtlarına göre, birbirlerinin dükkanında oturduklarını ancak gerçekte fiilen oturdukları bağımsız bölümlerin malikleri olduklarını, dava konusu sitede, kat irtifakı kurulurken numarataj verilmesinden kaynaklı olarak yapılan bu hata nedeniyle tarafların çok uzun yıllardır bu şekilde karşılıklı kullanım içerisinde olduklarını, sonuç itibarıyla yapılan hatanın tespiti halinde iddialarının ispatlanmasından dolayı, davalı tarafından herhangi bir mağduriyete uğramaması adına birlikte ifa kuralı gereğince karşılıklı olarak tapu kayıtlarının iptali ile birbirleri adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların komşu parselleri kullandıkları, davacının 9 nolu bağımsız bölüm davalının ise 6 nolu bağımsız bölüm maliki olduğu, fiili olarak kullanım durumunun ise tam tersi olacak şekilde olduğu, bu yanlışlığın numarataj hatası sebebiyle yapıldığı bu sebeple fiili durum ile kayıtların birbirlerini doğrulayacak şekilde düzeltilmesi talebiyle iş bu davanın dermeyan edildiği, iddia ve savunmalar dahilinde bağımsız bölümlerin durumlarının tespiti amacıyla mahallinde keşif yapıldığı, verilen numaratajların hatalı olduğunun resmî durumun fiili durumla uyumla olmadığının tespitinin yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın tapudaki karışıklığa istinaden, kendi mülkünden daha değerli ve daha güzel konumda bulunan müvekkilinin taşınmazına haksız yere sahip olmaya çalıştığını, müvekkilince iş bu tapudaki hata öğrenilir öğrenilmez, davalı ile şifaen görüşmelere geçtiğini, ancak davalı bir türlü, hatayı kabul etmediğini, müvekkilinin taşınmazının kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, iş bu iddiasını huzurdaki davada da devam ettirdiğini, hem müvekkilini maddi zarara uğrattığını, dava açılmasına sebebiyet verdiğini ve davayı uzatarak masrafların artmasına neden olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden kaldırılarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verildiği verilen bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmayıp tapu iptal ve tescil istemleri yönünden kararın kesinleştiği, davalının her ne kadar davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakta ise de tapu kayıtlarıyla fiili kullanıma ilişkin ileri sürülen yanlışlıktan davanın açılmasıyla haberdar olduğu kabul edilse bile açılan davaya ilişkin bir kabul beyanında bulunmadığı direngen hale gelerek itiraz ettiği, aleyhine açılan davanın kabul edilmesiyle yargılama giderlerinden sorumlu olacağı, uyuşmazlığın değerinin ise davacının zaten hali hazırda bir bağımsız bölümü bulunduğundan talep edilen taşınmaz ile kendisine ait taşınmazların değeri arasındaki fark kadar olması gerektiği kanaatine varıldığı, bu halde karşılıklı olarak tapu iptal ve tescil kararı verilen taşınmazların keşfen belirlenen değerleri arasındaki fark olan 80.000,00TL (1.750.000,00 - 1.670.000,00 TL) üzerinden hesaplanan harç ile bu değere isabet eden vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hükümler yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, tapu iptali sağlanarak müvekkil üzerine tescil edilen taşınmaz bedelinin 1.750.000,00 TL olduğu, bu tutar kadar yargılama harcı alındığı, bu tutar üzerinden karar verildiği, bu nedenle de vekâlet ücretinin bu tutar üzerinden belirlenmesi gerektiğini belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, zira müvekkilinin iş bu davanın ikame edilmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığı, kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kulları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan 1.367,00 TL temyiz harcından alınması gereken 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 635,00 TL'nin istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.