Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8130 E. 2026/703 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8130
- Karar No
- 2026/703
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/178 Esas, 2024/422 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ve davalıların İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 31 82... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada 7 ve 8 nolu bağımsız bölüm maliki olduklarını, mevcut arsa paylarının tapuya tescili sırasında, bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak tahsis edilmediğini, bu nedenle yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların taleplerinin açık olmadığını, arsa paylarının ne şekilde düzeltilmesi gerektiğine ilişkin hiçbir açıklama olmayıp, yahnızca arsa paylarının yanlış belirlendiğine ilişkin soyut iddialarının olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; kat irtifakı kurulduğundan beri hiçbir itirazda bulunmayıp yönetim giderleri dahil tüm harcamalara az ödeme yaparken ses çıkarmayan davacı maliklerin binanın yıkım kararından sonra yıkılıp yapılmasında fazla rant elde etmek için açtığı iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/217 Esas, 2018/1082 Karar sayılı kararıyla; yıllar boyu süregelen kullanımda arsa payları arasında orantısızlığı yol açan somut ve haklı nedenlerin ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/217 Esas, 2018/1082 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2019/1079 Esas, 2021/2308 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; somut olayda, taşınmazda 1989 tarihinde kat irtifakının kurulduğu, ana yapının zemin, 1., 2. ve 3. kattan oluştuğu, zeminde üç adet dükkan nitelikli işyeri, katlarda ise mesken nitelikli ikişer olmak üzere toplam 9 bağımsız bölümün bulunduğu, mahkemece yapılan keşif suretiyle alınan bilirkişi raporunda; arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan ve arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler belirlenmeden, bağımsız bölümlerin kat irtifakının kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu konusunda gerekli değerlendirme ve gerekçeyi kapsamadan yeniden asra payı belirlendiği ve bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, mahkemece rapora itibar edilmemesine rağmen yeniden konusunda uzman bilirkişi heyetinden açılanan hususları kapsayıcı değerlendirme içeren denetime elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı ile dava konusu taşınmazda Şubat 1989 yılında kat irtifakının kurulduğu, davacıların bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya koyamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, dosyaya ibraz edilen delillerin incelenmediğini ve dikkate alınmadığını, bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ile 1989 yılında yapılan arsa payı dağılımının dengeli olmadığı ve hiçbir kriter dikkate alınmadan bu dağılımın yapıldığı tespitinde bulunulduğu, metrekare büyüklükleri aynı olan (65 metrekare), en azından eşit paya sahip olması gereken (bulunduğu kat, gün ışığı, cephe ve diğer unsurlar da eşit veya birbirine benzer) altı daireden, üç dairenin arsa payının 70/1000, diğer üç dairenin 100/1000 olmasının matematiksel açıklanabilir tarafının olmadığını, müvekkillerinin kat maliki oldukları tarihten itibaren, apartmanın tüm harcamalarına eşit miktarda ödeme yaparak katıldığını, yıkım kararı olmamasına rağmen yıkım kararından sonra bu davanın açıldığı iddiasında bulunularak davalılar tarafından mahkemenin yanıltığını, bu nedenlerle kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.