Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/7853 E. 2026/5357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7853
- Karar No
- 2026/5357
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/412 E., 2025/852 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/1084 E., 2023/808 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasında verilen boşanma hükmü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, karar davacı-karşı davalı kadın vekilince istinaf edilmiş ve istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı kadın vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının tespiti ile davalı-karşı davacı erkeğin tazminat taleplerinin reddine, davacı-karşı davalı kadın vekilinin diğer yönlere ilişkin istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince yukarıda belirtildiği üzere temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilmişse de kusur belirlemesinin hatalı yapıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğin, aşırı kıskanç olduğu, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, ev eşyalarına zarar verdiği, aşağıladığı, kadının ise erkeğe hakaretler ettiği, zina eyleminin sabit olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken Mahkemece bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, davalı- karşı davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı ...'e verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden...a iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Hürmüz Nergiz'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.