Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/736 E. 2026/7351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/736
- Karar No
- 2026/7351
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1688 E., 2025/2109 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/1067 E., 2025/365 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, velâyet, maddî ve manevî tazminatlar ile iştirak nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat, iştirak nafakası miktarı, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak taraflarca açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda son olarak verilen kararda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar yanında kadının da Didim'de bulunan taşınmazın babasının üzerine yapılması hususunda baskı kurduğu anlaşılmakla bu davranışın kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği, buna göre evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda kadının hafif erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin boşanma davasının da kabulüne karar verilmiş, kadın yararına tazminat miktarları artırılmıştır. Hüküm taraf vekilleri tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince erkeğe yüklenen ''güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu'' vakıasının, dosyaya delil olarak sunulan fotoğraf ile HMK'nun 145. maddesi gereğince delil olarak değerlendirilmesi gereken CD dikkate alındığında; erkeğin eyleminin sadakatsizlik boyutunda olduğunun kabulünün gerektiği, kadına yüklenen ''taşınmazın babasının üzerine yapılması hususunda baskı kurduğu'' vakıasının ise istekten ibaret olup baskı boyutunda olmadığından kusur olarak yüklenmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek tam kusurlu kadın ise kusursuz olup erkeğin açtığı asıl davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ve maddî tazminat miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı-davacı kadın vekilinin sair, davacı-davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'a geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.