Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8307 E. 2026/2859 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8307
Karar No
2026/2859
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/857 Esas, 2025/1350 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/412 Esas, 2024/16 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 488 21... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın rekreasyon alanı olarak fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik, zamanaşımı ve yetkisizlik itirazlarında bulunduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, işbu davada görevli mahkemenin idari yargı mercii olduğunu, dava konusu taşınmazda idarenin herhangi bir el atmasının bulunmadığını, davacının dava konusu alanda tasarruf yetkisinin devam ettiğini, davacının taşınmaz üzerinde tasarrufunu engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, dava konusu taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 21.09.2016 tarihli ve 1887 sayılı kararlarına istinaden imar değişikliğine (ticari rekreasyon ve özel spor alanına) konu edilerek kamuya özgülemekten çıkartıldığını, davacının taşınmazı satın aldıktan beş gün sonra dava açtığını, iyi niyetli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında ticari rekreasyon ve özel spor alanı olarak düzenlendiğini, kamuya özgülenmekten çıkarıldığını, özel spor alanında kaldığından sorumluluğun Gençlik ve Spor Bakanlığına ait olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "belediye hizmet alanı" olarak ayrıldığı, akabinde taşınmazın 2016 onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği kapsamında ''ticari rekreasyon alanı ve özel spor" alanı olarak ayrıldığı, minimum ifraz koşulunun 2.500 m² olarak belirlendiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde yapı ve tesis olmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki dava konusu edilen davacı paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline, hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazı kapsayan alanın 1997 yılı onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında “belediye hizmet alanı” olarak planlandığı ve en son 2015 yılı onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 2016 yılı onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarında “Ticari Rekreasyon alanı ve Özel Spor alanı” olarak planlanmış olduğu, taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı ve dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davaları neticesinde davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu da gözetilerek 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 inci maddesi ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi gereği adli yargı görevli olup bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü, Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği ve harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tabi davalarda maktu alınması gerektiği hâlde, vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı bendinde yer alan " 365.000 " sayısının hükümden çıkartılması, yerine "17.900,00" sayısı yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8307, K. 2026/2859, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8307-e-2026-2859-k-b6cde8d209e5