Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7874 E. 2026/2452 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7874
Karar No
2026/2452
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/149 Esas, 2025/633 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/43 Esas, 2024/437 Karar

Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri her paydaş için kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Ecrimisil yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; ecrimisil istemi yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin, tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 11 25... parsel sayılı taşınmazın tapusunun mahkeme kararı ile iptal edilmesi neticesinde uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığı, tazminat koşullarının oluşmadığı, tapu müdürlüğünce yapılan işlemin mahkeme kararının infazından ibaret olduğu, sorumluluk şartlarının bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih ve Esas, 2009/58, 2011/52 karar sayılı kararı ile daha sonradan iptal edilen 4721 sayılı Kanun'un 713/2 nci maddesinin ilgili tümcesi gereği kanunen hukuki kıymetini yitiren tapunun tedavül görmesi hadisesinde, tapu görevlilerinin herhangi bir kusur veyahut ihmalinin olmadığı, az yukarıda açıklanan mülkiyet kaybına neden olan hadisenin tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı sorumluluk dahilinde kalmadığı, bir başka ifade ile devletin kusursuz sorumluluğunu gerektirecek nitelikte hatalı bir tapu işleminin bulunmadığı nazara alındığında, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca sorumluluk şartları bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilecek yerde kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapunun sorumluluğunun bulunduğunu, intikal işlemlerinin yapılmamasının sebebinin kadastro işlemlerinin uzun sürmesi olduğunu, kadastro çalışmaları bittikten sonra imar işlemlerinin başladığını ve onun da intikale engel olduğunu, davacının tescilin yolsuz olduğunu bilme imkanının olmadığını, kadastro ve imar süreçlerinde hak sahiplerinin intikal yapıp yapamadığına dair hukuki engellerin varlığı, bunun sorumlusunun kim olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davacı Vekilinin Ecrimsil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B.Davacı Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7874, K. 2026/2452, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7874-e-2026-2452-k-85f52c345149