Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5750 E. 2026/679 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5750
- Karar No
- 2026/679
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/216 Esas, 2025/39 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/287 Esas, 2023/463 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın aleyhine bir durum oluşmadıkça Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf etme hakkı bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına göre davacılar aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacılar vekilinin temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacılar ..., ... ve ... ...Dışındaki Davacılar yönünden hüküm altına alınan bedeller, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sının olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ..., ... ve ... ... yönünden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu ... Mahallesi, 5 21... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını, kamulaştırma yapılmaksızın el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza her hangi bir fiili el atma bulunmadığını, taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa uygun olarak seçilecek bilirkişi heyetince aynı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca taraflarca bildirilecek ya da resen tespit edilecek emsallerin değerlendirilmesi suretiyle belirlenebileceğini, bu sebeplerle; öncelikle davanın yargı yolu bakımından reddine, aksi takdirde davanın niteliği gereğince tespit edilecek kamulaştırmasız el atma bedeli karşılığında dava konusu Hacıyusuf Mahallesi 5 21... parsel sayılı taşınmazın ifraz edilecek kısmının niteliğine göre müvekkili olan idare adına tescil ya da terkinine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin ağaç bedelinin eklenmesi ile hesaplanmasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza; dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alarak, emsal ile eksik- üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesi isabetli olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların bedelinin taşınmazın yüzölçümüne bölünerek metrekare birim bedelinin yükseltilmesi yöntem itibarıyla yanlış ise de Dairelerince ağaç bedellerinin maktu değerlerinin eklenmesi ile bulunan 8.301.708,88 TL tazminat bedelinin hükmedilen bedelden fazla olduğu ve istinaf yoluna davacı tarafın başvurmadığı gözetilerek aleyhe hüküm kurma yasağı kapsamında bu yöntemin sadece eleştirildiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de davalı tarafça bu konuda açıkça bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ek olarak hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında değerlendirilmeyecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davacılar Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ... ve ... ...Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizleri Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
C.Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ... ve ... ...Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.