Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5518 E. 2026/1043 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5518
Karar No
2026/1043
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/159 Esas, 2025/454 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/341 Esas, 2023/731 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ....... ili, ... ilçesi, ... 488 21... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın rekreasyon alanı olarak fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili müvekkili belediyenin herhangi bir kamulaştırma kararı ve çalışması bulunmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan tazminat davasında metrekare birim bedelinin daha düşük belirlendiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "belediye hizmet alanı" olarak ayrıldığı, akabinde taşınmazın 2016 onaylı imar planı değişikliği kapsamında ''ticari rekreasyon alanı ve özel spor" olarak ayrıldığı, minimum ifraz koşulunun 2.500 m² olarak belirlendiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde yapı ve tesis olmadığı, üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığının bildirildiği, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevi olup bu itibarla taşınmaz bedelinin tahsili davasının adli yargı yerinde açılmasının doğru olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki dava konusu edilen davacı paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline, maktu ilam harcı alınmasına, hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca ek temyiz dilekçesi ile dava konusu taşınmazın hissedarlarından ......... tarafından davacı ............vd. (40 kişi) aleyhine ön alım hakkından kaynaklanan (şüfa) davası açıldığını, davacının dava konusu hissesi üzerine Ankara Batı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/226 Esas sayılı dosyası üzerinden 21.05.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtiyati tedbir şerhinin işlendiğini, güncel tapu kaydının celbi ile dava konusu taşınmazdaki hissenin devredilebileceği hususu dikkate alınarak Ankara Batı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/226 Esas sayılı dosyasında açılan şufa davası kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca bedele hükmedilen eldeki davada Ek Madde 4 uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirse de davalı idare vekili bu hususu temyiz sebebi yapmadığından inceleme konusu yapılmamıştır.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz sebebi yapılamayacağına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5518, K. 2026/1043, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5518-e-2026-1043-k-fc5a115cffa3