Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5165 E. 2026/414 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5165
Karar No
2026/414
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4068 Esas, 2025/301 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/194 Esas, 2024/422 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar olduğu .............. ilçesi, köyü 1 13... parsel sayılı 21.687,50 m²lik taşınmazın tapusunun Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/116 Esas, 2017/537 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın tapusunun iptal edilmesi sebebiyle müvekkillerinin uğramış olduğu zararın tapu iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Hazineden tahsili ile davacıların hisselerine karşılık gelen tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev yönünden itirazda bulunduklarını, aksi takdirde husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini, davanın süresinde açılmadığını, davanın koşulları oluşmadığından reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ağaçlık alan yönünden yapılan incelemenin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürünlerin satış fiyatı ve verimlerinin gerçeklikle bağdaşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, taşınmazdan her yıl aynı miktarda ürün elde edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın niteliklerinin tespiti amacıyla gerekli araştırmanın yapılmadığını, davacı tarafın taşınmazı kullanmaya devam ettiğini ve tazminata hükmedilmesinin idare aleyhine dengesizlik yarattığını, dava konusu taşınmazın 2B alanına girip girmediğinin araştırılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların hissedarı olduğu dava konusu ........... ilçesi ............ Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğunun Orman Mühendisi bilirkişi raporu ile ve teknik verilerle ispatlandığı, davaya konu taşınmazın davacılara ait tapu kaydının bir kısmının orman olduğundan bahisle iptal edildiği, hükmün kesinleştiği, öte yandan, her ne kadar ormanların özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların zararının tazmininin yerinde olduğu (bknz. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2017/4998-2356 Esas, Karar sayılı kararı), hasım olarak Hazinenin gösterilmesinde isabetsizlik olmadığı, taşınmazın niteliği dikkate alındığında, arazi vasfında değerlendirilmesinin ve gelir metodu yöntemi uygulanarak kapitalizasyon faiz oranının %3 oranında uygulanmak suretiyle suretiyle tazminat miktarının belirlenmesinde ve 17.05.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak davacıların hissesine isabet eden toplam tazminat miktarının belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca İlk Derece Mahkemesince değer artırım dilekçesi ile artırılan miktara artırım tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer tespit edilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5165, K. 2026/414, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5165-e-2026-414-k-bfe914425335